This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

12 Kasım 2013 Salı

GİF Ajans Kuruluyor...


11 Kasım 2013 Pazartesi

 

      Her geçen gün daha da büyüyen bir özlemle anıyor ve arıyoruz...

26 Haziran 2013 Çarşamba

Türkiye'de Mobil Facebook Kullanım Verileri

Facebook‘un küresel yükselişi ve Türkiye’de akıllı telefon penetrasyonunun artışıyla milyonlarca kullanıcı Facebook’a mobilden erişiyor. mobilike’ın her çeyrekte yayınladığı madreport’un ikinci çeyrek sonuçlarına göre, Türkiye’deki mobil Facebook kullanıcısı 17 milyon kişiye ulaşmış durumda.
Demografik olarak incelendiğinde kullanıcıların cinsiyetlerine göre dağılımlarının yüzde 61 oranında erkek ve yüzde 39 oranında kadın olduğu görülüyor. İlişki durumunu belirten mobil Facebook kullanıcılarının 4 milyondan fazlası bekâr ve 2 milyondan fazlası da evli görünüyor. Mobil Facebook erişiminin en yoğun olduğu kentler sıralamasında 5 milyon 200 bin kişi ile İstanbul ilk sırada yer alıyor. İstanbul’u 1 milyon 600 bin kişi ile Ankara ve 1 milyon 400 bin kişi ile İzmir izliyor.
İşletim sistemlerine göre kullanım incelendiğince kullanıcıların büyük bir kısmının Android işletim sistemli telefondan Facebook’a bağlandığı görülüyor. 7 milyon 800 bin Android kullanıcısı ardından 3 milyon 400 bin ile iOS kullanıcıları, 520 bin ile RIM/BlackBerry ve 200 bin ile Windows Phone kullanıcıları geliyor. iOS işletim sisteminden Facebook’a bağlanan kişilerin yüzde 80′i iPhone, yüzde 18′i iPad ve yüzde 2′si iPod‘dan kullanıyor.

Kaynak: MediaCat

21 Mayıs 2013 Salı


9 Mayıs 2013 Perşembe







26 Nisan 2013 Cuma

Doritos ALATURKA


Cem YILMAZ'ın Doritos  Alaturka reklamı


MAVİ

 
Künye:
Marka: Mavi
Reklam Kampanyası: Hep mi çok modayız
Reklam Ajansı: Ali Taran
... Reklamın Yıldızı: Kıvanç Tatlıtuğ
Rol Arkadaşları: Sara Sampaio ve Francisco Lachowski
Yönetmen: Cemal Alpan
Görüntü Yönetmeni: Simon Coull
Stil Editörü: Carlo Alberto Pregnolato
Müzik: Jingle House
Filmin Süresi: 56″

FUTBOL

 
İletişim Fakültesi Erkek Futbol Takımı için 27-28 Nisan Cumartesi ve Pazar günleri BESYO futbol sahasında Saat: 14:00'da oyuncu seçimi yapılacaktır. İletişim Fakültesi öğrencilerinin katılımını bekliyoruz.

15 Nisan 2013 Pazartesi

ŞEKER BANK EKOKREDİ



Rahman ALTIN     ŞEKER BANK EKOKRDE REKLAM FİLMİ

ADVENTURE REKLAMCILIK YARIŞMASI SORUYOR: AJANS BAŞKANINI 30 SANİYEDE ETKİLEYEBİLİR MİSİN?


ADVENTURE REKLAMCILIK YARIŞMASI SORUYOR: AJANS BAŞKANINI 30 SANİYEDE ETKİLEYEBİLİR MİSİN?

Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından ilk defa 2002 yılında düzenlenen ve ağırlıklı olarak pazarlama iletişimi ve reklam konularına odaklanan Adventure Reklamcılık Yarışması bu yıl TTNET proje ortaklığında katılımcılarına şu soruyu yöneltiyor: “Dünyanın en hızlı reklamcılık deneyimine hazır mısınız?”

Yarışmada süreç şu şekilde işleyecek:

10 nisan’da başvurular açılıyor, 30saniyenvar.com‘dan başvurular alınıyor ve yarışmacılardan ajans başkanını 30 saniyede etkileyebilecek video hazırlamaları isteniyor.

Final etabı 10-11-12 Mayıs’ta gerçekleşecek olan yarışmada 10 Mayıs’ta müşteri yönetimi, strateji, yaratıcılık, digital yönetim ve kampanya yönetimi konularında finalistlere eğitim verilecek, 11 Mayıs tarihinde TTNET ve 41?29!’un vereceği brief’e göre katılımcılar fikirlerini ortaya çıkaracak.

12 Mayıs final gününde sunumlardan önce kokteyl 

26 Mart 2013 Salı

Tivibu!


Ağzınızı açık bıraktıracak ayakkabılar.


18 Mart 2013 Pazartesi

18 Mart Çanakkale Zaferi'ni minnetle anıyoruz


12 Mart 2013 Salı

Hayalimdeki reklam ajansı



Bu yazıya bir özlü sözle başlamak istermiydim, istemezdim herhalde. Onun için özlü söz falan yok.
Bu reklam ajansı dijital olmasın. Geleneksel de olmasın. Kompozit bir reklam ajansı olsun.
Dijitale gelenekçi gözle bakabilsin ama gelenekseli de dijital çerçevede değerlendirsin.
Bu ajansta, diğer ajanslarda çalışan mutsuz insanlar çalışsın.

Diğer ajanslarda çalışıp mutsuz olan kişiler kimlerdir:
  • Yetenekleri önemsenmeyen, sadece kalıplar çerçevesinde değerlendirilenler.
  • Fikirleri önemsenmeyen sadece bir kaç kişinin fikirlerini uygulamak zorunda olanlar.
  • İşten geç çıktığı için sanattan edebiyattan müzikten uzaklaşan, gittikçe mallaşan insanlar.
  • Ajansta her an bir press yiyen, işini bitirdikten sonra boş boş durması ( ki bu da güzeldir kimi zaman) yöneticilerde karın ağrısı yaratan tipler.
  • Üst üste, az da olsa maaş zammı alan memurlara nazaran, maaş zammı alamayan yoldaşlar :)
  • Maaşlarını zamanında alamayıp işinden yavaş yavaş nefret etmeye başlayanlar.
  • Zamanında maaş veriyor diye böbürlenen şirket sahiplerine kıl olan çalışanlar.
  • İşini hakkıyla yapan ama hala sinek muamelesi gören yurttaşlar :) ( sinek yağ yetenek)
  • Müşteri kaşısında korunmasız bırakılan, onun abuk subuk isteklerini yerine getirmek zorunda olanlar.
  • 2 kişinin yaptığı işi tek başına yapmak zorunda bırakılanlar. (3ü – 4ü – 5i de vardır eminim)
  • Kalıplara giremediğinden bu işi seçen ama kalıplara sokulmaya çalışılan yaratıcı beyinler.
  • Daha yaptığı işin adını tanımını bilmeyenler.
  • Pastayla pizzayla sandviçle kandırılmaya çalışılırken, bunu yapanın bunun farkedilmediğini zannetmesinden iğrenenler.
  • Köylü kurnazlarından, yalap şapçı beyinlerden bıkanlar.
  • 3 satırın 3 kuruş ettiğini düşünen kimselerden tiksinen metin yazarları.
  • Sıkıcı ve moron fikirleri kağıda dökmek zorunda kalan, sonra onları photoshopta illustratorda çizmek zorunda kalan art direktörler.
  • Birbirinin benzeri, birilerini kopyası arayüzleri css ve html’e döken front -end developerlar.
  • Angaryanın allahını yiyen juniorlar.
  • Ağız kokusu çekmekten bıkan müşteri temsilcileri.
Daha da saymaya gerek yok, bu liste uzayıp gider.

Hacılanmış fikrin bir şey ifade etmediğini bilen bu ajansın çalışanları, birlikte yaratılan fikirlerin peşinden inançla gitsin ve müşteriye bunu anlatabilsin.

İçerde bir düzen olsun ama bu düzen ne iski’nin düzenine, ne de devlet denetleme kurulununkine benzesin. Bir ajansı bir devlet dairesi gibi düşünmenin neresi doğrdur ki? Sabah şu saatte hazır olun ( e oluyorlarda ne oluyor – çay simit poğaça sigara derken yine aynı hesaba geliyor). Adamın niyeti bağ yemek değil ki bağcıyı dövmek. İş odaklı olmak varken, fikir odaklı olmak varken neden hep bir obje zaman mekan takıntısı vardır. İşte hayalimdeki ajansta bu takıntılar yok. İşe zamanında gelip zamanında çıkan değil, iyi fikirler ve işler üreten el üstünde tutulur. Yöneticinin egosunu okşayanlar değil, müşterinin markasını okşayanlar değerlidir.

Bir müşteri bir ajansın sektörü ve araçları bildiği kadar bir bilgiye sahip değildir. Olması da beklenmez. Olması beklenmeyen ve olanı da pek bir değer ifade etmeyen şeyin peşine takılmak abesle iştigaldir. Hayalimdeki ajans bunu şöyle çözüyor. Al gülüm ver gülüm modeliyle. Bu modeli tüm ajanslar buradan aşırabilirler. ( helali hoş olsun).

Al gülüm ver gülüm modeli:

Müşteri temsilcisi denen pozisyon boş dursun. İsteyen yakaya kartı taksın, şapkaya kafayı soksun ve müşteri temsilcisi olsun. Müşteriden de böyle biri olsun, o da müşteri temsilcisi olsun. Ne etti? iki.

Şimdi elimizde iki müşteri temsilcisi var bu adamlar (baylar) yada hanımlar (bayanlar) sürekli olarak işi ve müşteriyi izlesinler. Gereken yerde sözlü olmayan yazılı tavsiyeler versinler. 1 nolu müştem markaya gitsin gelsin. 2 nolu müştem ajansı ve ne yapmak istediğini anlasın.

Basit olarak fikir bu. ( fikir dediğin basit olur zaten – atomu parçalamak için gerekli işlemlerin ve hesaplamaların listesini vermiyoruz sonuçta)

Soru: Burda sorun ne olabilir?

Bir kaç sorun ufukta görünüyor.

1.si marka bunun için birini görevlendirmeyebilir.
2.si ajans 2 nolu müşteme yalakalık yapma hatasına girebilir.
3.sü ajans 2 nolu müştemden rahatsızlık duyabilir. ( bu da ne bilmiş çıktı tarzında)
4.sü bu müştemler arasında farklı senaryolar dahilinde ilginçe ilşki ve diyaloglar oluşabilir ( bunu sizin haya gücünüze bırakıyorum)
5.si
6.sı

Bu kadar sorun çıkma ihtimali olan fikrin neresi iyi diyebilirsiniz?

- Hiç sorun çıkmadığını düşündüğümüzde ortaya çıkacak işler ve onların getireceği başarılar.

Coca-Cola Blokflüt

Düşünceli ve yaratıcı insanlardan oluşan Generally and Especially designe lab, Coca-Cola’nın boş kola şişelerinden flüt yapılabilecek bir fikir yarattılar. Coca-Cola’nın ‘Enjoy’ sloganını ‘Play’ olarak değiştiren Generally and Especially’nin amacı ise düşük gelirli bölgelerdeki çocukları uyuşturucu ve suç ortamından uzak tutmak. Şişenin kapağı hepimizin ilkokulda kullandığı blokflütlerin üfleme kısımları gibi dizayn edilmiş. Plastik şişe boşaldıktan sonra da, kapağıyla şişede önceden hazırlanmış noktaları delebiliyorsunuz. Böylece kolayı bitirdikten sonra geriye size bir flüt kalıyor. Plastik şişe normalde daha ince ve esnek olduğu için bu projede daha kalın plastik malzemeler kullanılması gerekiyor. Ayrıca ambalajın iç kısmında ise basit bir şarkıyı şişeyle nasıl çalabilecekleri anlatılıyor. Generally and Especially’nin tek umudu bu fikirle gelir düzeyi düşük yerlerdeki çocukları mutlu edebilmek ve belki de bu basit müzik aletiyle onları müziğe yönlendirebilmek.







8 Mart 2013 Cuma

Saygıyı, sevgiyi hakeden tüm kadınların 8 Mart Dünya kadınlar günü kutlu olsun.


Güzel Düşünce




reklam bu :)


31 Aralık 2012 Pazartesi


27 Aralık 2012 Perşembe

Vehbi YALÇIN'la röportaj!




-          Öncelikle bize kendinizden biraz bahseder misiniz? Vehbi Yalçın kimdir?

-          1973 Gümüşhane doğumluyum. İlk ve ortaokulu Gümüşhane’de okudum. Ankara Üniversitesi Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonra beş yıl boyunca Hakkâri Yüksekova’da öğretmenlik yaptım. On yıldır da Gümüşhane’de öğretmenlik yapıyorum. Uzun zamandan beri de fotoğrafçılıkla ilgileniyorum, son dört senedir de aktif bir şekilde fotoğraf çekiyorum.

 

-          Sizce fotoğraf nedir ? Hani derler ya “ anı durdurmaktır ” diye, sizce de anı durdurmak mıdır yoksa anı belgelemek mi?

 

-          Bu daha çok sizin bakış açınıza bağlı, yaşam felsefenize bağlı. İkisi de doğru tanımdır bence. Ben daha çok anı belgelemek, tarihe tanıklık etmek olarak tanımlıyorum.

 

-          Fotoğraf çekmeye nasıl başladınız? Bir dönüm noktanız oldu mu?

 

-          Çok eski değil aslında, 2008 yılında başladım. Ama işin arka planı eski. Yaklaşık on beş yılın üzerinde geçmişim var fakat pratiğim dört yıllık bir süreç. Dönüm noktası gözlemlediğim fotoğraflar, özellikle de belgesel fotoğrafları oldu.

 

-          Sizin fotoğraflarınızı diğerlerinden farklı kılan nedir?

 

-          İşin açıkçası fotoğraflarımın çokta farklı olduğunu düşünmüyorum. İki kulvar vardır fotoğrafçılıkta; bir geleneksel olan birde aykırı olan. Ben geleneksel olanın içerisinde güzeli aramaya çalışıyorum. Farklı olmak için daha erken, henüz yolun başındayım ben.

 

-          Sizce fotoğrafçılık Türkiye’de bir meslek mi yoksa hobi mi?

 

-          Son dönemdeki trende bakılırsa daha çok hobi ağırlıklı yapılıyor ve sayı gün geçtikçe artıyor. İşin mesleki boyutu da var tabi ama hobi olarak yapanlar kadar yaygın değil.

 

-          Bir fotoğrafçı gözüyle etrafa bakmak insanda nasıl bir değişim yaratıyor ya da yaratıyor mu?

 

-          Mutlaka yaratıyor. Normal hayatta bakıp da göremediklerimizi, bir kadraj oluşturma gözüyle baktığınız zaman çok daha farklı bir sanat kaygınız oluyor. Bu da normal bir bakış açısından sanat yönüyle ayrılıyor.

 

-          Fotoğraflarınızı sergileme şansı buldunuz mu hiç?

 

-          Burada, Gümüşhane’de birkaç tane karma sergi oldu. Kendi şahsi sergim değillerdi fakat birkaç fotoğrafım sergilendi. Ama paylaşım manasında bir sergilemekten bahsediyorsanız sanal ortamda, internet üzerinden farklı sitelerde paylaşımda bulunuyorum. Bu da benim için teknik yönden eksik ve kusurlarımı görmek açısından faydalı oluyor.

 

 

 

-          Çekimlerinizde aksesuar kullanıyor musunuz, kullanıyorsanız bunlar ne tür aksesuarlar?

-          Makro çekimlerde genellikle fon kâğıdı, sprey ve özellikle de kelebek çekimlerinde pozu yakalayabilmek için kanatları birbirine yapıştıran ilaçlar var onlar kullanılıyor. Bu ilaç kullanıldığında kelebek bir daha uçamıyor. Ben çekimlerinde ne fon kâğıdı, ne sprey ne de kelebeklerin ölümüne yol açacak herhangi bir şey kullanmıyorum. Zaten fotoğrafta ince nokta ışığı kullanabilmektir. Işığı kullanma bilgisini tecrübe edindiğinizde bunların hiç birisine gerek kalmıyor. Çok çok daha iyi ve çok daha kolay fotoğraflar çekebiliyorsunuz.

 

-          Fotoğraf çekmeye ilgi duyan ve bu röportajı okuyacak olan arkadaşlarımıza ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

 

-          Fotoğrafa başlayacak olan arkadaşlarımıza benim söyleyeceğim ilk şey; kesinlikle ve kesinlikle fotoğrafa başlamadan önce mutlaka uzun süreli bir göz eğitimi dönemi geçirmeliler. Üç yıl olur, dört yıl olur, beş yıl olur, sürekli fotoğraflar gözlemlesinler. Günümüzde çok daha kolay. İnternetteki fotoğraf paylaşım sitelerinden, kataloglardan, sergilerden, özellikle de gezi dergilerinden güzel olan fotoğrafları inceleyerek gözlerini eğitimli hale getirsinler. İşi pratiğe dökmeden önce gözlerini fotoğrafa hazırlasınlar. Bu süreçten sonra fotoğraf çekmek çok daha kolay olacaktır.

 

-          Çok teşekkür ederiz, bizi kırmadınız, sorularımızı cevapladınız.

 

-          Asıl ben teşekkür ederim. Çaylak Reklamcılık Kulübü olarak beni konuk ettiniz, ağırladınız. Çok keyifliydi, her şey için tekrar teşekkürler.


ÇAYLAK VE SEKTÖR BULUŞMASI


17 Aralık 2012 Pazartesi

İLGİNÇ


7 Aralık 2012 Cuma

Eğer satamıyorsanız sorun üründe değil sizdedir.

Reklam nedir?

- hayatımızın bir parçası…..

- reklam, stoklanamaz, depolanamaz, mevcut an ve mekanda sunulur

- “reklam bize sırıtan bir leştir” – oliviero toscani

- kapitalist sistemin kanlı dişleri fark edilemeyen sadık hizmetkarı

- para harcatma sanatı olarak da tanımlanır

- düşüncelere fatura kesmektir.

- kadın gibidir: rezil de eder, vezir de

- sattiran düş değil anlamdır veya başka bir vecizeyle çirkinlik kötü satar.

- Reklamin iyisi Kötüsü Olmaz..

- Reklam tamamen duygusal bir olgudur.
Sizinde Aklınızda Olan Reklam sözlerini Yorum Kısmından Birakabilirsiniz..

- kazanmak istiyorsan reklam yapacaksın… başarının yolu reklamla geçer


DEAD TİME!!!

                    

Standart TÜRK çalışma stratejileri

Güzel İşçilik :)

Yerleşmek ne kelime... resmen medeniyet kurmuşlar.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI SUAT KILIÇ GÜMÜŞHANE'DE


3 Aralık 2012 Pazartesi


KOMİK! :D


unutulmazlar :)




REKLAM KOKAN HAREKETLER BUNLAR :)

REKLAM KOKAN HAREKETLER BUNLAR :)

21 Kasım 2012 Çarşamba

Zigana'dan geçmek, iki ucunda iki ayrı iklim olduğunu bilmeyene zor gelir.

Zigana’nın yağmur, kar, sis ve virajlarına vurgu yapılan reklam filminin metni ise şu şekilde: “Zigana'dan geçmek iki ayrı ucunda iki ayrım iklim olduğunu bilmeyene zor gelir. Ama bizim için eve giden hiçbir yol zor değildir. Yolda okuduğumuzu lastiğe yazıyoruz.

ADRİANA LİMA VE MAVİ

İşte arkadaşlar 3.sınıf Halkla İlişkiler ve Tanıtım öğrencilerin sınavına dahi soru olarak girmeyi başaran; MAVİ'nin Adriana LİMA reklamı

4 Kasım 2012 Pazar

Ali Ağaoğlu ne kadar samimi?

sokak
Rekabetin iyice kızıştığı inşaat sektörün ilk akla gelen isimlerimden biri ise şüphesiz ki Ali Ağaoğlu. Yine iddialı bir reklam filmiyle halkın karşısına çıkan Ağoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağoğlu kampanyada Maslak 1453 projesini ormanlar içinde tanıtıyor. Hatta beyaz atıyla şaha kalkarak “Bu değil bu da değil” diyerek hedef kitlesine sesleniyor. Peki ama halk Ali Ağaoğlu’nun oyunculuğunu nasıl buluyor? İşte yanıtlar Marketing Türkiye TV’de...

12 Eylül 2012 Çarşamba

Cem Yılmaz (Servet Bey) ‘lı ilk İş Bankası reklam filmi yayında


Reklam ajansı:  Medina Turgul DDB
Filmpark Medya tarafından çekilmiştir.

Reklam metni üzerinden reklamı değerlendirmek gerekirse:
Akıcı bir metin, tek bir parça değil, birden fazla parça bir araya getirilmiş. Söylenecek çok şey var ve bunların akıcı bir şekilde süratli bir biçimde aktarılması gerekiyor. Özellikle sahne geçişleri dünyadaki örneklerinin yanında ayırt edilmeyecek derecede profesyonel. Reklamı ilk izlediğiniz anda, ilk adımdan son adıma kadar çok profesyonel bir iş çıktığını rahatlıkla görebiliyorsunuz. Ayrıntılar üzerinde uzun uzun düşünülmüş, kesinlikle çalakalem bir reklam değil. Reklam metni incelendiğinde bir çok fikrin önce bu reklamda tohumlarının atıldığını ve ilerleyen reklamlarla geliştirilebilineceğini görebilirsiniz. Reklam metninin diğer bir özelliğiyse, sahne geçişleriyle beraber anlatılan hikayenin kendini tamamlayarak ilerlemesi. Bugün izlediğimiz bir çok reklamda kestirip atma, damdan düşme gibi durumlar oldukça fazla.
Bu reklamla yüzde yüz yerli sermayeye sahip olan ilk Türk bankasının, İş Bankasının hikayesini de öğreniyoruz. Dört şubeyle başlayan, her zaman yenilikçi olan mesajı çok iyi verilmiş.
Set Görevlisi – Servet Bey hazırız efendim
Cem Yılmaz – Allahım beni mahçup etme. İlk lafım neydi. ( herhalde bu İş Bankası açıldığında ilk düşünülen ve söylenen laftı – “Mahçup olmamak, bu işin altından kalkmak”
2. Set Görevlisi – Günaydın Türkiye
Cem Yılmaz – Hah, Günaydın Türkiye.
88 saniyede halletmemiz lazım. Aksiyon beyler. Pür dikkat istiyorum. Yavrum klaket.
3. Set Görevlisi – Dış sahne, sahne 1
1. Bölüm başlar:
Cem Yılmaz- Günaydın Türkiye. Bugün iktisadi hayatımızda yepyeni bir banka var, Türkiye İş Bankası.
Bu pırıl pırıl insanlar şu anda tam dört şubede sizlere hizmet veriyor.
Bankamıza gelirken önünüzü iliklemenize gerek yok. Müsade edin onu biz yapalım. Şükü Bey… ( hep eğilen, hürmet edene – eğilen ve saygı duyan bir banka)
Bugün memleketimizde en büyük teşebbüsten, en küçük tasarrufa kadar hayalleri olan insanımızın yanında kim olsa beğenirsin. ( yatırımları destekleyen – bireysel tasarrufları değerlendiren)
Çocuk- İş Bankası
Cem Yılmaz- Aslan parçası
Şöyle izah edeyim… (1. bölüm biter)
Cem Yılmaz- Bu memlekette çalışıp üreten insanlar var. Hayırlı olsun.
Kolay gelsin. Önemli olan içimizdeki cevheri ortaya çıkarmak ve onu bir kuyumcu titizliğiyle işlemek.
Bu uzun soluklu bir iş.
Bugünden yarını ilmek ilmek dokumak ve büyümek. Ellerinize sağlık.
( işte size üç dilek – hayırlı olsun, kolay gelsin, ellerinize sağlık. kültür kodumuzu yansıtan, bu açıdan da son kullanıcının diliyle ona seslenen)
Cem Yılmaz- Kaç olduk naci?
Naci- 56
Cem Yılmaz- Koş koş
Biz beraber büyümek isteyen bir aileyiz. Hayallerimiz ortak, bugüne ve yarına dair.
Hayallerimizin gerçek olduğu huzurlu bir yarından bahsediyorum.
İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar.
Gelecekte ne olacağını kim bilebilir ki!
Belki ilerde uçan insanlar olacak yada daha fazlası.
Velhasıl yarın Türkiye bir gün daha büyüyecek.
“Önünde hayalleri yanında İş Bankası”
Set Görevlisi –  Stop!
Cem Yılmaz – Açıl yavrum roket yakmasın.
Bravo çocuklar.
İş Bankası Görevlisi- Servet Beycim İş Bankasının ilk reklam filminde harikalar yarattınız. Bence bu film 88 sene konuşulur.
Cem Yılmaz- Aman efendim estağfurullah. Memlekete bir faydamız olsun, biz konuşulmasak da olur.
88 olduk mu Naci?
Dış ses- Türkiye’nin bankası 88 yaşında.
 Bu reklamla ilgili daha çok şey söylenebilir. Tek sorun var, bu reklamda Cem Yılmaz yerine başka bir ünlü yer alsaydı yada hiç ünlü kullanılmasaydı olur muydu? Bu etkiyi yine de yaratır mıydı? 

Plan International – Mass Construction



Kız çocuklarının okula gönderilmesi sadece Türkiye’de varolan bir problem değil. Bir diğer kampanya olan“Plan-uk” ile çocukların eğitim almasını sağlamak üzerine global bir çalışma yapılmakta. Afrika’da yaşayan kız çocuklarının eğitim almalarının nasıl bir getirisi olacağını 3D olarak etkili bir şekilde anlatan reklam filminde. Gökten tıpkı bir füze gibi köyüne dönen kız çocuğunun aldığı eğitimin nasıl bir değişim yapabileceğini gösteriyor.
Plan-uk’nin kız çocuklarının eğitim alması gerektiğini söylediği ve sebeplerini açıkladığı sayfasında şu cümleler geçiyor.
- Dünya’da her 3 kız çocuğundan 1′i çeşitli sebeplerden dolayı eğitim hizmetlerinden mahrum kalıyor. Bu sebepler kimi zaman ırk, bazen ayrımcılık, çoğu zaman yoksulluk ve iç savaşlar ( çatışma ortamı) oluyor.
- Okuldan alınan kızlar ya çalıştırılıyor yada tanımadığı yabancılarla evlendiriliyor.
- Sizce eğitim almayan bir kız çocuğu kendi geleceği söz konusu olduğunda ne kadar söz sahibi olabilir.
Adil olmayan bu durum, kız çocuklarının eğitimden mahrum kalmasıyla büyük bir potansiyelin heba olmasına yol açıyor.
…. ve devamında çocukların eğitim alması için desteklenmesiyle alakalı bir çağrıda bulunuyor.

Bütün bunlara baktığımızda ülkemizde sürdürüle gelen “Baba beni okula gönder” kampanyasıyla ne kadar büyük bir benzerlik gösterdiğini görüyoruz. Evet renkler ve mekanlar farklı ama yaşanılanlar benzer. Bu kampanyadan yola çıkarak sizleri, bir kız çocuğunun potansiyelini ortaya çıkarıp, onu hem kendine hemde topluma yaralı bir insan olması için yardım etmeye çağırıyoruz.

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Survivor Hasan Reklamlara Transfer Oldu!


Bu sezon Star TV'ye transfer olan Acun llıcalı'nın reyting rekortmeni yarışması "Survivor"da yarışmacı olan Hasan Yalnızoğlu Royal Halı markasının reklamında oynadığı öğrenildi. Reklam çekimlerini tamamlayan Hasan Yalnızoğlu, bir yandan da Volkan Keskin'in başrolünü oynadığı "Karaoğlan"daki performansıyla yönetmeninden tam not aldı.

Kaynak:kreatifdirektor.com

26 Ağustos 2012 Pazar

Samsung'un Yeni Yüzü ve Reklamı


“Örümcek Adam”, “127 Saat” ve “Mamyunlar Cehennemi: Başlangıç” gibi birçok ünlü filmden tanıdığımız aktör James Franco, Samsung’un en yeni yüzlerinden biri oldu.

Oyuncu, yönetmen, kısa öykü yazarı ve Yale İngiliz Edebiyatı bölümünde doktora öğrencisi olan Franco,Samsung’un en yeni tableti Galaxy Note 10.1’in tanıtım videosunda yer aldı. Yetenekli aktör, aynı anda iki işlemin yapılmasına imkan veren en son teknoloji tableti birçok farklı işlemde kullanarak tüketiciye sunuyor.

Televizyonlarda yayımlanacak olan reklam hakkında ilginç olan bir konu, reklamı Franco’nun kendisinin çektiğini öne sürmesi. Galaxy 10.1 Note ile evinde gezinen Franco, dokunmatik ekranda arama yapıyor, S Pen ile mesaj yazıyor, fotoğraf ve video çekiyor.


Dove Men Türkiye Reklamı


Dove Men reklamı 2010 ylından beri farklı ülkelerde, farklı dillerde yayınlanmaktaydı. Türkiye için neden bu kadar geç bir gösterim kararı verildi bilinmez. Bir erkeğin dünyasını anlatması açısından iyi düşünülmüş ve eğlenceli bir reklam.
Reklamın türkçe uyarlaması Ogilvy Türkiye tarafından yapılmış.

Türkçe Reklam:

Orjinal Reklam:


Dove Men reklamı sözleri (reklam metni):
Doğdun tokadı yedin ağladın.
Yürüdün düştün yaranamadın.
Yeri geldi yumruk bile yedin.
Kaç sabahı zor ettin.
Kah kudurup kah kibar oldun.
Sonunda ideal kızı buldun.
Tıkırtı geldi gidip baktın.
Bi rahat oturamadın.
Aile kurma vakti geldi.
Dediler çok çocuk gerekli.
Şekerim açıver şu reçeli.
Bir de değiştir sen tekeri.
Sen ne yollardan geçtin.
Helal sana devrilmedin.
Sen bunu çoktan hakettin.
Bakımın erkekçesi.

23 Ağustos 2012 Perşembe

2 Tır 1 Cambaz | Volvo Reklamı


Bu reklamı izleyince ister istemez Dankek reklamları geldi. Yok artık, biz de abarttık ama çikolatasını abarttık.
Yeni Volvo FH serisi tırların hassasiyet ve kontrolünü göstermek adına hazırlanmış reklam, oldukça geriyor insanı. İki tır arasına gerilmiş, ip üzerinden diğer tıra doğru yürüyen cambazımız, tünele varmadan evvel diğer tıra geçmeli. Yan yana giden iki tırın bu süre içinde, aralarındaki mesafeyi dikeyde ve yatayda korumaları gerekiyor.

Cem Yılmaz’lı İş Bankası reklamı


Cem Yılmaz’lı İş Bankası Reklamı: ( 1920′li yıllar ve son teknolojiyle iş bankasının ilk reklamı çekilmeye başlanır)
2012- 2013 sezonunun herhalde üzerinde en çok konuşulacak kampanyası İş Bankasının olacak. Cem Yılmaz’la yapılan anlaşma sonucunda hız kazanan çalışmaların, ilk görüntüleri kamuoyuyla paylaşıldı. Daha önceden de üzerinde konuştuğumuz ve sonuçlarını merakla beklediğimiz bu kampanyayla alakalı söyleyecek çok sözümüz olacak. Özellikle yastık altında bulunan milyarlarca dolarlık altın tasarruflarını hedef alacak reklamlar göreceğiz. İş Bankası altına hücum edecek ama nasıl?
İşte kampanya hakkında bir fikir verecek (en azından cem yılmaz’ın durumu tipi) teaser:

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Bu bir aşk meselesi...


Mehmetçik Vakfı’nın 30’uncu kuruluş yıldönümü nedeniyle hazırlanan reklam filmleri yayında… THE Reklam Ajansı’nın hazırladığı reklamlar için ajansın kreatif direktörü Alper Pala, “Reklamlardan antimilitarist arkadaşlar bile etkilendi” diyor. İşte sosyal medyada oldukça ilgi gören reklam filminin kamera arkasında yaşananlar…



19 Ağustos 2012 Pazar

Kent’in Beklenen Bayram Filmi



Kent, 2000 yılından bu yana bayram geleneklerimizi yaşatmak adına çektiği özel ve çok konuşulan reklam filmleri arasına bu yıl da farklı ve duygusal bir hikâye ekliyor. Reklam filmi, geleneklerimizi Türkiye’nin en yaşlı dedelerinden birinin bayrama dair hisleri üzerinden anlatıyor. Bayramın her şeyden önce “aile” demek olduğunu,  dolayısıyla aile olmadan bayram da olmadığına değinen 123 yaşındaki dede, bu hislerini “Her şey geçip gider,geriye bir tek ailen kalır. Ailen yanındaysa zaten bayramdır” sözleriyle paylaşıyor. 
KAMPANYA KÜNYESİ
Reklamveren : Kraft Gıda
Reklamveren Yetkilisi : Bahar Uçanlar, Elif Emiroğlu, Barış Çolakoğlu, Sezen Manas
Reklam Ajansı : Güzel Sanatlar Saatchi & Saatchi
Yaratıcı Yönetmen : Bahadır Karataş
Yaratıcı Grup : E. Gökdemir, K. Kanık, Ö. Akpınar, C. Akar, B. Adali
Müşteri İlişki. Grubu : F. Tüzün, A. Yazgan, S. Özçelik
Stratejik Planlama : Yelda Aktuna, Tugay İlyasoğlu
Ajans Prodüktörü : Olgun Arun
Yapım Şirketi : Film Park
Medya Ajansı : Mindshare
Medya Planlamacı : O. Bayülken, T. Başyiğit, P. Akdemir
Kullanılan Mecralar : TV, açıkhava, dijital

Kaynak:marketingturkiye.com

18 Ağustos 2012 Cumartesi

AVEA GIA, 2012’de yepyeni formatıyla sektöre merhaba diyor!



Bundan altı yıl önce Türk interaktif pazarlama sektöründe kreative yaratıcılığı teşvik etmek ve ödüllendirmek üzere bir ilki gerçekleştiren “Grand Interactive Awards” (GIA), başlangıçtaki misyonunu tamamladığı düşüncesiyle formatını tamamen değiştiriyor. Bu yıl da AVEA’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan yarışmada yaptığı yatırımlarla bu mecranın gelişmesine katkıda bulunan reklamverenler ödüllendirilecek.
Değerlendirme süreci nasıl işleyecek? 
AVEA GIA 2012’ye aday olacak reklamverenler için herhangi bir başvuru süreci söz konusu değil. Bunun yerine sektörün yine kendi profesyonellerinin oluşturduğu bir aday havuzu oluşturulacak. Türkiye’de faaliyet gösteren hemen her sektörden 100’e yakın pazarlama profesyoneli, ajans yetkilisi ve akademisyen, beş ayrı kategoriden oluşan 2012’nin aday havuzunun belirlenmesinde katkıda bulunacak. Ön jürinin açık uçlu sorulara yanıt vererek (kendi markaları/müşterileri dışında) belirlediği reklamverenler arasında bir kısa liste hazırlanacak.  Kısa listeye kalan adayları ise yine sektörün oldukça yakından tanıdığı isimlerden oluşan 10 kişilik bir jüri değerlendirecek ve böylece bu senenin dijitale yatırım yapan en başarılı markaları belirlenmiş olacak.  Kazanan reklamverenler ödüllerini 19 Eylül 2012 tarihinde İnteraktif Pazarlama Zirvesi’nde yapılacak törenle alacak. İPZ’12 ile ilgili detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayınız. 
Kategoriler 
Dijital mecrada en inovatif marka 
Dijital mecrada yatırımlarıyla öne çıkan marka 
Sosyal medyayı en iyi kullanan marka 
Dijital yaratıcılığıyla öne çıkan marka 
Mobil mecrayı en iyi kullanan marka 

Kaynak:marketingturkiye.com

Toyota’nın yeni reklam filmi Saatchi London’dan

Toyota, yeni GT86 spor arabası için  multi milyon pound’luk reklam stratejisini piyasaya sürüyor. 
Toyota’nın spor arabaya dönüşünü kutlayan The Real Deal kampanyası, Saatchi & Saatchi London tarafından yapıldı. 

Bugün (17 Ağustos) yayınlanmaya başlayacak olan reklam, yapay dünyada yaşamaktan yorgun düşmüş bir CGi programı adamının hayatını gözler önüne getiriyor.
Saatchi & Saatchi, bilgisayar oyunu konseptinde bir şehir yaratmak için en iyi animasyoncularla çalıştı. Filmdeki kahraman, kendini canlı hissetmek adına kendi arayışındaki yer altı dünyasına geri dönüyor. Arayışı, gerçek dünyaya kaçışta kullandığı Toyota GT86’yı bulunca sona eriyor. 

Yönetmenliğini Adam Berg’in ve üstlendiği reklamda Edith Piaf’ın Non, Je Ne Regrette Rien şarkısı kullanıldı.
Animasyon, James Cameron tarafından kurulan ve Hollywood dijital efektler evi olan Digital Domain tarafından yapıldı.

Reklam, Mart 2013’e kadar basın mecrasıyla da desteklenecek.

Saatchi & Saatchi’nin yaratıcı ortağı Paul Silburn, GT86’yı piyasaya sürmekle çok heyecanlı olduklarını ve beraberindeki işin Toyota için güçlü bir marka profili oluşturmada yardım edeceğini söyledi.
Toyota marka ve dijital pazarlama müdürü Lisa Fielden, Toyota için heyecanlı zamanların olduğunu, GT86’nın yeni bir bölümün başlangıcına işaret ettiğini söyledi.