This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

12 Eylül 2012 Çarşamba

Cem Yılmaz (Servet Bey) ‘lı ilk İş Bankası reklam filmi yayında


Reklam ajansı:  Medina Turgul DDB
Filmpark Medya tarafından çekilmiştir.

Reklam metni üzerinden reklamı değerlendirmek gerekirse:
Akıcı bir metin, tek bir parça değil, birden fazla parça bir araya getirilmiş. Söylenecek çok şey var ve bunların akıcı bir şekilde süratli bir biçimde aktarılması gerekiyor. Özellikle sahne geçişleri dünyadaki örneklerinin yanında ayırt edilmeyecek derecede profesyonel. Reklamı ilk izlediğiniz anda, ilk adımdan son adıma kadar çok profesyonel bir iş çıktığını rahatlıkla görebiliyorsunuz. Ayrıntılar üzerinde uzun uzun düşünülmüş, kesinlikle çalakalem bir reklam değil. Reklam metni incelendiğinde bir çok fikrin önce bu reklamda tohumlarının atıldığını ve ilerleyen reklamlarla geliştirilebilineceğini görebilirsiniz. Reklam metninin diğer bir özelliğiyse, sahne geçişleriyle beraber anlatılan hikayenin kendini tamamlayarak ilerlemesi. Bugün izlediğimiz bir çok reklamda kestirip atma, damdan düşme gibi durumlar oldukça fazla.
Bu reklamla yüzde yüz yerli sermayeye sahip olan ilk Türk bankasının, İş Bankasının hikayesini de öğreniyoruz. Dört şubeyle başlayan, her zaman yenilikçi olan mesajı çok iyi verilmiş.
Set Görevlisi – Servet Bey hazırız efendim
Cem Yılmaz – Allahım beni mahçup etme. İlk lafım neydi. ( herhalde bu İş Bankası açıldığında ilk düşünülen ve söylenen laftı – “Mahçup olmamak, bu işin altından kalkmak”
2. Set Görevlisi – Günaydın Türkiye
Cem Yılmaz – Hah, Günaydın Türkiye.
88 saniyede halletmemiz lazım. Aksiyon beyler. Pür dikkat istiyorum. Yavrum klaket.
3. Set Görevlisi – Dış sahne, sahne 1
1. Bölüm başlar:
Cem Yılmaz- Günaydın Türkiye. Bugün iktisadi hayatımızda yepyeni bir banka var, Türkiye İş Bankası.
Bu pırıl pırıl insanlar şu anda tam dört şubede sizlere hizmet veriyor.
Bankamıza gelirken önünüzü iliklemenize gerek yok. Müsade edin onu biz yapalım. Şükü Bey… ( hep eğilen, hürmet edene – eğilen ve saygı duyan bir banka)
Bugün memleketimizde en büyük teşebbüsten, en küçük tasarrufa kadar hayalleri olan insanımızın yanında kim olsa beğenirsin. ( yatırımları destekleyen – bireysel tasarrufları değerlendiren)
Çocuk- İş Bankası
Cem Yılmaz- Aslan parçası
Şöyle izah edeyim… (1. bölüm biter)
Cem Yılmaz- Bu memlekette çalışıp üreten insanlar var. Hayırlı olsun.
Kolay gelsin. Önemli olan içimizdeki cevheri ortaya çıkarmak ve onu bir kuyumcu titizliğiyle işlemek.
Bu uzun soluklu bir iş.
Bugünden yarını ilmek ilmek dokumak ve büyümek. Ellerinize sağlık.
( işte size üç dilek – hayırlı olsun, kolay gelsin, ellerinize sağlık. kültür kodumuzu yansıtan, bu açıdan da son kullanıcının diliyle ona seslenen)
Cem Yılmaz- Kaç olduk naci?
Naci- 56
Cem Yılmaz- Koş koş
Biz beraber büyümek isteyen bir aileyiz. Hayallerimiz ortak, bugüne ve yarına dair.
Hayallerimizin gerçek olduğu huzurlu bir yarından bahsediyorum.
İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar.
Gelecekte ne olacağını kim bilebilir ki!
Belki ilerde uçan insanlar olacak yada daha fazlası.
Velhasıl yarın Türkiye bir gün daha büyüyecek.
“Önünde hayalleri yanında İş Bankası”
Set Görevlisi –  Stop!
Cem Yılmaz – Açıl yavrum roket yakmasın.
Bravo çocuklar.
İş Bankası Görevlisi- Servet Beycim İş Bankasının ilk reklam filminde harikalar yarattınız. Bence bu film 88 sene konuşulur.
Cem Yılmaz- Aman efendim estağfurullah. Memlekete bir faydamız olsun, biz konuşulmasak da olur.
88 olduk mu Naci?
Dış ses- Türkiye’nin bankası 88 yaşında.
 Bu reklamla ilgili daha çok şey söylenebilir. Tek sorun var, bu reklamda Cem Yılmaz yerine başka bir ünlü yer alsaydı yada hiç ünlü kullanılmasaydı olur muydu? Bu etkiyi yine de yaratır mıydı? 

Plan International – Mass Construction



Kız çocuklarının okula gönderilmesi sadece Türkiye’de varolan bir problem değil. Bir diğer kampanya olan“Plan-uk” ile çocukların eğitim almasını sağlamak üzerine global bir çalışma yapılmakta. Afrika’da yaşayan kız çocuklarının eğitim almalarının nasıl bir getirisi olacağını 3D olarak etkili bir şekilde anlatan reklam filminde. Gökten tıpkı bir füze gibi köyüne dönen kız çocuğunun aldığı eğitimin nasıl bir değişim yapabileceğini gösteriyor.
Plan-uk’nin kız çocuklarının eğitim alması gerektiğini söylediği ve sebeplerini açıkladığı sayfasında şu cümleler geçiyor.
- Dünya’da her 3 kız çocuğundan 1′i çeşitli sebeplerden dolayı eğitim hizmetlerinden mahrum kalıyor. Bu sebepler kimi zaman ırk, bazen ayrımcılık, çoğu zaman yoksulluk ve iç savaşlar ( çatışma ortamı) oluyor.
- Okuldan alınan kızlar ya çalıştırılıyor yada tanımadığı yabancılarla evlendiriliyor.
- Sizce eğitim almayan bir kız çocuğu kendi geleceği söz konusu olduğunda ne kadar söz sahibi olabilir.
Adil olmayan bu durum, kız çocuklarının eğitimden mahrum kalmasıyla büyük bir potansiyelin heba olmasına yol açıyor.
…. ve devamında çocukların eğitim alması için desteklenmesiyle alakalı bir çağrıda bulunuyor.

Bütün bunlara baktığımızda ülkemizde sürdürüle gelen “Baba beni okula gönder” kampanyasıyla ne kadar büyük bir benzerlik gösterdiğini görüyoruz. Evet renkler ve mekanlar farklı ama yaşanılanlar benzer. Bu kampanyadan yola çıkarak sizleri, bir kız çocuğunun potansiyelini ortaya çıkarıp, onu hem kendine hemde topluma yaralı bir insan olması için yardım etmeye çağırıyoruz.