Cem Yılmaz (Servet Bey) ‘lı ilk İş Bankası reklam filmi yayında
Reklam ajansı: Medina Turgul DDB
Filmpark Medya tarafından çekilmiştir.
Reklam metni üzerinden reklamı değerlendirmek gerekirse:
Akıcı bir metin, tek bir parça değil, birden fazla parça bir araya getirilmiş. Söylenecek çok şey var ve bunların akıcı bir şekilde süratli bir biçimde aktarılması gerekiyor. Özellikle sahne geçişleri dünyadaki örneklerinin yanında ayırt edilmeyecek derecede profesyonel. Reklamı ilk izlediğiniz anda, ilk adımdan son adıma kadar çok profesyonel bir iş çıktığını rahatlıkla görebiliyorsunuz. Ayrıntılar üzerinde uzun uzun düşünülmüş, kesinlikle çalakalem bir reklam değil. Reklam metni incelendiğinde bir çok fikrin önce bu reklamda tohumlarının atıldığını ve ilerleyen reklamlarla geliştirilebilineceğini görebilirsiniz. Reklam metninin diğer bir özelliğiyse, sahne geçişleriyle beraber anlatılan hikayenin kendini tamamlayarak ilerlemesi. Bugün izlediğimiz bir çok reklamda kestirip atma, damdan düşme gibi durumlar oldukça fazla.
Bu reklamla yüzde yüz yerli sermayeye sahip olan ilk Türk bankasının, İş Bankasının hikayesini de öğreniyoruz. Dört şubeyle başlayan, her zaman yenilikçi olan mesajı çok iyi verilmiş.
Set Görevlisi – Servet Bey hazırız efendim
Cem Yılmaz – Allahım beni mahçup etme. İlk lafım neydi. ( herhalde bu İş Bankası açıldığında ilk düşünülen ve söylenen laftı – “Mahçup olmamak, bu işin altından kalkmak”
2. Set Görevlisi – Günaydın Türkiye
Cem Yılmaz – Hah, Günaydın Türkiye.
88 saniyede halletmemiz lazım. Aksiyon beyler. Pür dikkat istiyorum. Yavrum klaket.
3. Set Görevlisi – Dış sahne, sahne 1
1. Bölüm başlar:
Cem Yılmaz- Günaydın Türkiye. Bugün iktisadi hayatımızda yepyeni bir banka var, Türkiye İş Bankası.
Bu pırıl pırıl insanlar şu anda tam dört şubede sizlere hizmet veriyor.
Bankamıza gelirken önünüzü iliklemenize gerek yok. Müsade edin onu biz yapalım. Şükü Bey… ( hep eğilen, hürmet edene – eğilen ve saygı duyan bir banka)
Bugün memleketimizde en büyük teşebbüsten, en küçük tasarrufa kadar hayalleri olan insanımızın yanında kim olsa beğenirsin. ( yatırımları destekleyen – bireysel tasarrufları değerlendiren)
Çocuk- İş Bankası
Cem Yılmaz- Aslan parçası
Şöyle izah edeyim… (1. bölüm biter)
Cem Yılmaz- Bu memlekette çalışıp üreten insanlar var. Hayırlı olsun.
Kolay gelsin. Önemli olan içimizdeki cevheri ortaya çıkarmak ve onu bir kuyumcu titizliğiyle işlemek.
Bu uzun soluklu bir iş.
Bugünden yarını ilmek ilmek dokumak ve büyümek. Ellerinize sağlık.
( işte size üç dilek – hayırlı olsun, kolay gelsin, ellerinize sağlık. kültür kodumuzu yansıtan, bu açıdan da son kullanıcının diliyle ona seslenen)
Cem Yılmaz- Kaç olduk naci?
Naci- 56
Cem Yılmaz- Koş koş
Biz beraber büyümek isteyen bir aileyiz. Hayallerimiz ortak, bugüne ve yarına dair.
Hayallerimizin gerçek olduğu huzurlu bir yarından bahsediyorum.
İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar.
Gelecekte ne olacağını kim bilebilir ki!
Belki ilerde uçan insanlar olacak yada daha fazlası.
Velhasıl yarın Türkiye bir gün daha büyüyecek.
“Önünde hayalleri yanında İş Bankası”
Set Görevlisi – Stop!
Cem Yılmaz – Açıl yavrum roket yakmasın.
Bravo çocuklar.
İş Bankası Görevlisi- Servet Beycim İş Bankasının ilk reklam filminde harikalar yarattınız. Bence bu film 88 sene konuşulur.
Cem Yılmaz- Aman efendim estağfurullah. Memlekete bir faydamız olsun, biz konuşulmasak da olur.
88 olduk mu Naci?
Dış ses- Türkiye’nin bankası 88 yaşında.
Bu reklamla ilgili daha çok şey söylenebilir. Tek sorun var, bu reklamda Cem Yılmaz yerine başka bir ünlü yer alsaydı yada hiç ünlü kullanılmasaydı olur muydu? Bu etkiyi yine de yaratır mıydı?
Kaynak:kreatifdirektor.com
Reklam metni üzerinden reklamı değerlendirmek gerekirse:
Akıcı bir metin, tek bir parça değil, birden fazla parça bir araya getirilmiş. Söylenecek çok şey var ve bunların akıcı bir şekilde süratli bir biçimde aktarılması gerekiyor. Özellikle sahne geçişleri dünyadaki örneklerinin yanında ayırt edilmeyecek derecede profesyonel. Reklamı ilk izlediğiniz anda, ilk adımdan son adıma kadar çok profesyonel bir iş çıktığını rahatlıkla görebiliyorsunuz. Ayrıntılar üzerinde uzun uzun düşünülmüş, kesinlikle çalakalem bir reklam değil. Reklam metni incelendiğinde bir çok fikrin önce bu reklamda tohumlarının atıldığını ve ilerleyen reklamlarla geliştirilebilineceğini görebilirsiniz. Reklam metninin diğer bir özelliğiyse, sahne geçişleriyle beraber anlatılan hikayenin kendini tamamlayarak ilerlemesi. Bugün izlediğimiz bir çok reklamda kestirip atma, damdan düşme gibi durumlar oldukça fazla.
Bu reklamla yüzde yüz yerli sermayeye sahip olan ilk Türk bankasının, İş Bankasının hikayesini de öğreniyoruz. Dört şubeyle başlayan, her zaman yenilikçi olan mesajı çok iyi verilmiş.
Set Görevlisi – Servet Bey hazırız efendim
Cem Yılmaz – Allahım beni mahçup etme. İlk lafım neydi. ( herhalde bu İş Bankası açıldığında ilk düşünülen ve söylenen laftı – “Mahçup olmamak, bu işin altından kalkmak”
2. Set Görevlisi – Günaydın Türkiye
Cem Yılmaz – Hah, Günaydın Türkiye.
88 saniyede halletmemiz lazım. Aksiyon beyler. Pür dikkat istiyorum. Yavrum klaket.
3. Set Görevlisi – Dış sahne, sahne 1
1. Bölüm başlar:
Cem Yılmaz- Günaydın Türkiye. Bugün iktisadi hayatımızda yepyeni bir banka var, Türkiye İş Bankası.
Bu pırıl pırıl insanlar şu anda tam dört şubede sizlere hizmet veriyor.
Bankamıza gelirken önünüzü iliklemenize gerek yok. Müsade edin onu biz yapalım. Şükü Bey… ( hep eğilen, hürmet edene – eğilen ve saygı duyan bir banka)
Bugün memleketimizde en büyük teşebbüsten, en küçük tasarrufa kadar hayalleri olan insanımızın yanında kim olsa beğenirsin. ( yatırımları destekleyen – bireysel tasarrufları değerlendiren)
Çocuk- İş Bankası
Cem Yılmaz- Aslan parçası
Şöyle izah edeyim… (1. bölüm biter)
Cem Yılmaz- Bu memlekette çalışıp üreten insanlar var. Hayırlı olsun.
Kolay gelsin. Önemli olan içimizdeki cevheri ortaya çıkarmak ve onu bir kuyumcu titizliğiyle işlemek.
Bu uzun soluklu bir iş.
Bugünden yarını ilmek ilmek dokumak ve büyümek. Ellerinize sağlık.
( işte size üç dilek – hayırlı olsun, kolay gelsin, ellerinize sağlık. kültür kodumuzu yansıtan, bu açıdan da son kullanıcının diliyle ona seslenen)
Cem Yılmaz- Kaç olduk naci?
Naci- 56
Cem Yılmaz- Koş koş
Biz beraber büyümek isteyen bir aileyiz. Hayallerimiz ortak, bugüne ve yarına dair.
Hayallerimizin gerçek olduğu huzurlu bir yarından bahsediyorum.
İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar.
Gelecekte ne olacağını kim bilebilir ki!
Belki ilerde uçan insanlar olacak yada daha fazlası.
Velhasıl yarın Türkiye bir gün daha büyüyecek.
“Önünde hayalleri yanında İş Bankası”
Set Görevlisi – Stop!
Cem Yılmaz – Açıl yavrum roket yakmasın.
Bravo çocuklar.
İş Bankası Görevlisi- Servet Beycim İş Bankasının ilk reklam filminde harikalar yarattınız. Bence bu film 88 sene konuşulur.
Cem Yılmaz- Aman efendim estağfurullah. Memlekete bir faydamız olsun, biz konuşulmasak da olur.
88 olduk mu Naci?
Dış ses- Türkiye’nin bankası 88 yaşında.
Bu reklamla ilgili daha çok şey söylenebilir. Tek sorun var, bu reklamda Cem Yılmaz yerine başka bir ünlü yer alsaydı yada hiç ünlü kullanılmasaydı olur muydu? Bu etkiyi yine de yaratır mıydı?
Kaynak:kreatifdirektor.com
Plan International – Mass Construction
Kız çocuklarının okula gönderilmesi sadece Türkiye’de varolan bir problem değil. Bir diğer kampanya olan“Plan-uk” ile çocukların eğitim almasını sağlamak üzerine global bir çalışma yapılmakta. Afrika’da yaşayan kız çocuklarının eğitim almalarının nasıl bir getirisi olacağını 3D olarak etkili bir şekilde anlatan reklam filminde. Gökten tıpkı bir füze gibi köyüne dönen kız çocuğunun aldığı eğitimin nasıl bir değişim yapabileceğini gösteriyor.
Plan-uk’nin kız çocuklarının eğitim alması gerektiğini söylediği ve sebeplerini açıkladığı sayfasında şu cümleler geçiyor.
- Dünya’da her 3 kız çocuğundan 1′i çeşitli sebeplerden dolayı eğitim hizmetlerinden mahrum kalıyor. Bu sebepler kimi zaman ırk, bazen ayrımcılık, çoğu zaman yoksulluk ve iç savaşlar ( çatışma ortamı) oluyor.
- Okuldan alınan kızlar ya çalıştırılıyor yada tanımadığı yabancılarla evlendiriliyor.
- Sizce eğitim almayan bir kız çocuğu kendi geleceği söz konusu olduğunda ne kadar söz sahibi olabilir.
Adil olmayan bu durum, kız çocuklarının eğitimden mahrum kalmasıyla büyük bir potansiyelin heba olmasına yol açıyor.
…. ve devamında çocukların eğitim alması için desteklenmesiyle alakalı bir çağrıda bulunuyor.
Bütün bunlara baktığımızda ülkemizde sürdürüle gelen “Baba beni okula gönder” kampanyasıyla ne kadar büyük bir benzerlik gösterdiğini görüyoruz. Evet renkler ve mekanlar farklı ama yaşanılanlar benzer. Bu kampanyadan yola çıkarak sizleri, bir kız çocuğunun potansiyelini ortaya çıkarıp, onu hem kendine hemde topluma yaralı bir insan olması için yardım etmeye çağırıyoruz.
Kaynak:kreatifdirektor.com
Dove Men Türkiye Reklamı
Dove Men reklamı 2010 ylından beri farklı ülkelerde, farklı dillerde yayınlanmaktaydı. Türkiye için neden bu kadar geç bir gösterim kararı verildi bilinmez. Bir erkeğin dünyasını anlatması açısından iyi düşünülmüş ve eğlenceli bir reklam.
Reklamın türkçe uyarlaması Ogilvy Türkiye tarafından yapılmış.
Türkçe Reklam:
Orjinal Reklam:
Dove Men reklamı sözleri (reklam metni):
Doğdun tokadı yedin ağladın.
Yürüdün düştün yaranamadın.
Yeri geldi yumruk bile yedin.
Kaç sabahı zor ettin.
Kah kudurup kah kibar oldun.
Sonunda ideal kızı buldun.
Tıkırtı geldi gidip baktın.
Bi rahat oturamadın.
Aile kurma vakti geldi.
Dediler çok çocuk gerekli.
Şekerim açıver şu reçeli.
Bir de değiştir sen tekeri.
Sen ne yollardan geçtin.
Helal sana devrilmedin.
Sen bunu çoktan hakettin.
Bakımın erkekçesi.
Yürüdün düştün yaranamadın.
Yeri geldi yumruk bile yedin.
Kaç sabahı zor ettin.
Kah kudurup kah kibar oldun.
Sonunda ideal kızı buldun.
Tıkırtı geldi gidip baktın.
Bi rahat oturamadın.
Aile kurma vakti geldi.
Dediler çok çocuk gerekli.
Şekerim açıver şu reçeli.
Bir de değiştir sen tekeri.
Sen ne yollardan geçtin.
Helal sana devrilmedin.
Sen bunu çoktan hakettin.
Bakımın erkekçesi.
Kaynak:kreatifdirektor.com
2 Tır 1 Cambaz | Volvo Reklamı
Bu reklamı izleyince ister istemez Dankek reklamları geldi. Yok artık, biz de abarttık ama çikolatasını abarttık.
Yeni Volvo FH serisi tırların hassasiyet ve kontrolünü göstermek adına hazırlanmış reklam, oldukça geriyor insanı. İki tır arasına gerilmiş, ip üzerinden diğer tıra doğru yürüyen cambazımız, tünele varmadan evvel diğer tıra geçmeli. Yan yana giden iki tırın bu süre içinde, aralarındaki mesafeyi dikeyde ve yatayda korumaları gerekiyor.
Kaynak:kreatifdirektor.com
Cem Yılmaz’lı İş Bankası reklamı
Cem Yılmaz’lı İş Bankası Reklamı: ( 1920′li yıllar ve son teknolojiyle iş bankasının ilk reklamı çekilmeye başlanır)
2012- 2013 sezonunun herhalde üzerinde en çok konuşulacak kampanyası İş Bankasının olacak. Cem Yılmaz’la yapılan anlaşma sonucunda hız kazanan çalışmaların, ilk görüntüleri kamuoyuyla paylaşıldı. Daha önceden de üzerinde konuştuğumuz ve sonuçlarını merakla beklediğimiz bu kampanyayla alakalı söyleyecek çok sözümüz olacak. Özellikle yastık altında bulunan milyarlarca dolarlık altın tasarruflarını hedef alacak reklamlar göreceğiz. İş Bankası altına hücum edecek ama nasıl?
İşte kampanya hakkında bir fikir verecek (en azından cem yılmaz’ın durumu tipi) teaser:
Kaynak:kreatifdirektor.com
Bu bir aşk meselesi...
Mehmetçik Vakfı’nın 30’uncu kuruluş yıldönümü nedeniyle hazırlanan reklam filmleri yayında… THE Reklam Ajansı’nın hazırladığı reklamlar için ajansın kreatif direktörü Alper Pala, “Reklamlardan antimilitarist arkadaşlar bile etkilendi” diyor. İşte sosyal medyada oldukça ilgi gören reklam filminin kamera arkasında yaşananlar…
Kaynak:marketingturkiye.com
Kent’in Beklenen Bayram Filmi
Kent, 2000 yılından bu yana bayram geleneklerimizi yaşatmak adına çektiği özel ve çok konuşulan reklam filmleri arasına bu yıl da farklı ve duygusal bir hikâye ekliyor. Reklam filmi, geleneklerimizi Türkiye’nin en yaşlı dedelerinden birinin bayrama dair hisleri üzerinden anlatıyor. Bayramın her şeyden önce “aile” demek olduğunu, dolayısıyla aile olmadan bayram da olmadığına değinen 123 yaşındaki dede, bu hislerini “Her şey geçip gider,geriye bir tek ailen kalır. Ailen yanındaysa zaten bayramdır” sözleriyle paylaşıyor.
KAMPANYA KÜNYESİ
Reklamveren : Kraft Gıda
Reklamveren Yetkilisi : Bahar Uçanlar, Elif Emiroğlu, Barış Çolakoğlu, Sezen Manas
Reklam Ajansı : Güzel Sanatlar Saatchi & Saatchi
Yaratıcı Yönetmen : Bahadır Karataş
Yaratıcı Grup : E. Gökdemir, K. Kanık, Ö. Akpınar, C. Akar, B. Adali
Müşteri İlişki. Grubu : F. Tüzün, A. Yazgan, S. Özçelik
Stratejik Planlama : Yelda Aktuna, Tugay İlyasoğlu
Ajans Prodüktörü : Olgun Arun
Yapım Şirketi : Film Park
Medya Ajansı : Mindshare
Medya Planlamacı : O. Bayülken, T. Başyiğit, P. Akdemir
Kullanılan Mecralar : TV, açıkhava, dijital
Reklamveren : Kraft Gıda
Reklamveren Yetkilisi : Bahar Uçanlar, Elif Emiroğlu, Barış Çolakoğlu, Sezen Manas
Reklam Ajansı : Güzel Sanatlar Saatchi & Saatchi
Yaratıcı Yönetmen : Bahadır Karataş
Yaratıcı Grup : E. Gökdemir, K. Kanık, Ö. Akpınar, C. Akar, B. Adali
Müşteri İlişki. Grubu : F. Tüzün, A. Yazgan, S. Özçelik
Stratejik Planlama : Yelda Aktuna, Tugay İlyasoğlu
Ajans Prodüktörü : Olgun Arun
Yapım Şirketi : Film Park
Medya Ajansı : Mindshare
Medya Planlamacı : O. Bayülken, T. Başyiğit, P. Akdemir
Kullanılan Mecralar : TV, açıkhava, dijital
Kaynak:marketingturkiye.com
AVEA GIA, 2012’de yepyeni formatıyla sektöre merhaba diyor!
Bundan altı yıl önce Türk interaktif pazarlama sektöründe kreative yaratıcılığı teşvik etmek ve ödüllendirmek üzere bir ilki gerçekleştiren “Grand Interactive Awards” (GIA), başlangıçtaki misyonunu tamamladığı düşüncesiyle formatını tamamen değiştiriyor. Bu yıl da AVEA’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan yarışmada yaptığı yatırımlarla bu mecranın gelişmesine katkıda bulunan reklamverenler ödüllendirilecek.
Değerlendirme süreci nasıl işleyecek?
AVEA GIA 2012’ye aday olacak reklamverenler için herhangi bir başvuru süreci söz konusu değil. Bunun yerine sektörün yine kendi profesyonellerinin oluşturduğu bir aday havuzu oluşturulacak. Türkiye’de faaliyet gösteren hemen her sektörden 100’e yakın pazarlama profesyoneli, ajans yetkilisi ve akademisyen, beş ayrı kategoriden oluşan 2012’nin aday havuzunun belirlenmesinde katkıda bulunacak. Ön jürinin açık uçlu sorulara yanıt vererek (kendi markaları/müşterileri dışında) belirlediği reklamverenler arasında bir kısa liste hazırlanacak. Kısa listeye kalan adayları ise yine sektörün oldukça yakından tanıdığı isimlerden oluşan 10 kişilik bir jüri değerlendirecek ve böylece bu senenin dijitale yatırım yapan en başarılı markaları belirlenmiş olacak.
Kategoriler
• Dijital mecrada en inovatif marka
• Dijital mecrada yatırımlarıyla öne çıkan marka
• Sosyal medyayı en iyi kullanan marka
• Dijital yaratıcılığıyla öne çıkan marka
Toyota’nın yeni reklam filmi Saatchi London’dan
Toyota, yeni GT86 spor arabası için multi milyon pound’luk reklam stratejisini piyasaya sürüyor.
Toyota’nın spor arabaya dönüşünü kutlayan The Real Deal kampanyası, Saatchi & Saatchi London tarafından yapıldı.
Bugün (17 Ağustos) yayınlanmaya başlayacak olan reklam, yapay dünyada yaşamaktan yorgun düşmüş bir CGi programı adamının hayatını gözler önüne getiriyor.
Saatchi & Saatchi, bilgisayar oyunu konseptinde bir şehir yaratmak için en iyi animasyoncularla çalıştı. Filmdeki kahraman, kendini canlı hissetmek adına kendi arayışındaki yer altı dünyasına geri dönüyor. Arayışı, gerçek dünyaya kaçışta kullandığı Toyota GT86’yı bulunca sona eriyor.
Yönetmenliğini Adam Berg’in ve üstlendiği reklamda Edith Piaf’ın Non, Je Ne Regrette Rien şarkısı kullanıldı.
Animasyon, James Cameron tarafından kurulan ve Hollywood dijital efektler evi olan Digital Domain tarafından yapıldı.
Reklam, Mart 2013’e kadar basın mecrasıyla da desteklenecek.
Saatchi & Saatchi’nin yaratıcı ortağı Paul Silburn, GT86’yı piyasaya sürmekle çok heyecanlı olduklarını ve beraberindeki işin Toyota için güçlü bir marka profili oluşturmada yardım edeceğini söyledi.Toyota marka ve dijital pazarlama müdürü Lisa Fielden, Toyota için heyecanlı zamanların olduğunu, GT86’nın yeni bir bölümün başlangıcına işaret ettiğini söyledi.
Kaynak:mediacatonline.com
Coca-Cola Türkiye yeni medya ajansını seçti!
Coca-Cola’nın Entegre İletişim Planlaması, Medya Planlaması & Satın Alma ajans konkuru sonuçlandı. Buna göre Coca-Cola’nın tüm Entegre İletişim Planlaması, Medya Planlaması & Satın Alma işlerini Eylül 2012 itibariyle Carat Medya ve İletişim Hizmetleri yürütecek.
Manajans'ın Tamamı Satıldı
JWT Avrupa CEO’su Toby Hoare JWT’nin Türkiye’nin en bilinen reklam ajanslarından biri olan Manajans/JWT’nin tamamını satın alma konusunda fikir birliğine varıldığını bugün duyurdu. JWT ve Manajans arasındaki ilişkiler 1985 yılında JWT’nin şirketin azınlık hisselerini aldığı yıllara kadar dayanıyor. Bir WPP şirketi olan JWT, hukuki işlemlerin ardından Manajans’ın tamamını satın alacak. 1944 yılında kurulan Manajans/JWT, Turkcell, Ülker, Nokia, Bayer ve Shell gibi firmaların aralarında bulunduğu geniş bir müşteri portföyüne sahip bütünleşik bir reklam ajansıdır. Manajans/JWT’nin CEO’su Tuğbay Bilbay şu anki idari görevine devam edecek. Başkan Yardımcısı ve CFO Meggy Halfon da aynı şekilde görevini sürdürecek. Hayırlı olsun dileklerimizi ilettiğimiz Tuğbay Bilbay, MediaCat’e özel olarak yaptığı açıklamada kısa vadede gerçekleşen tek değişikliğin hisse yapısı olduğunu, isim dahil ajansta kısa vadede bir değişiklik olmayacağını, uzun vadede de böyle büyük bir grup içine dahil olmanın avantajlarını kullanacaklarını belirtti. WPP'nin İngiltere'de borsa ve medyaya yaptığı açıklamada şunlar yer aldı: "İstanbul merkezli olan 1944 yılında kurulan yaklaşık 70 kişinin çalıştığı ajansın 2011 gelirleri 8 milyon TL'dir. Türkiye’deki WPP şirketlerinde yaklaşık bin kişi çalışıyor ve şirketin 63,7 milyon pound yıllık geliri bulunuyor."
Kaynak:mediacatonline.com
Head & Shoulders'ın yeni Güven Elçisi
Tarihteki en başarılı yüzücü olarak gösterilen ve Olimpiyat Oyunları’nda en fazla madalya kazanan sporcu Michael Phelps, geçen hafta katıldığı son yarışmasının ardından Londra'da düzenlenen özel bir etkinlikte yeni görevinin Head & Shoulders Güven Elçiliği olacağını açıkladı.
Program kapsamındaki ilk Güven Ödülü de silahlı saldırıda babasını kaybeden ve Phelps’i örnek alan yedi yaşındaki ABD’li William Watson III’e verildi.
Güven Elçiliği kapsamında çocukların özgüven kazanmaları, hayal güçlerini kullanabilmeleri, hayallerinin peşinden koşmaları ve hayatta her şeyin mümkün olduğunu anlamaları için onlara yardımcı olacağını söyleyen Phelps, şöyle devam etti: "Şunu biliyorum ki, ister yüzme olsun ister bisiklet, üst düzey bir sporcu olmak için insanın kendini aşan bir güvene ihtiyacı var. Kariyerim boyunca öğrendiğim en önemli derslerden biri budur ve bunu kendi günlük hayatıma uyguladım, bu yüzden bu yeni göreve çok iyi uyum sağlayacağımı düşünüyorum.”
Güven Ödülleri kapsamında Head&Shoulders, William gibi pek çok gencin idolü olan Phelps'in yolunda ilerlemeye devam etmelerine yardımcı olmak için William'ın her gün yüzdüğü gençlik merkezine 25 bin dolarlık bağış yapacak.
Program kapsamındaki ilk Güven Ödülü de silahlı saldırıda babasını kaybeden ve Phelps’i örnek alan yedi yaşındaki ABD’li William Watson III’e verildi.
Güven Elçiliği kapsamında çocukların özgüven kazanmaları, hayal güçlerini kullanabilmeleri, hayallerinin peşinden koşmaları ve hayatta her şeyin mümkün olduğunu anlamaları için onlara yardımcı olacağını söyleyen Phelps, şöyle devam etti: "Şunu biliyorum ki, ister yüzme olsun ister bisiklet, üst düzey bir sporcu olmak için insanın kendini aşan bir güvene ihtiyacı var. Kariyerim boyunca öğrendiğim en önemli derslerden biri budur ve bunu kendi günlük hayatıma uyguladım, bu yüzden bu yeni göreve çok iyi uyum sağlayacağımı düşünüyorum.”
Güven Ödülleri kapsamında Head&Shoulders, William gibi pek çok gencin idolü olan Phelps'in yolunda ilerlemeye devam etmelerine yardımcı olmak için William'ın her gün yüzdüğü gençlik merkezine 25 bin dolarlık bağış yapacak.
Kaynak:mediacatonline.com
İNTERAKTİF PAZARLAMA ZİRVESİ 19-20 EYLÜL'DE
Kendi alanında en büyük ve köklü organizasyon olan “Interaktif Pazarlama Zirvesi” bu yıl yedinci kez düzenleniyor.
“İnteraktif Ekonomi ile Büyüyen Türkiye”temasıyla dijital dünyadaki fırsatların konuşulacağı zirve 19-20 Eylül tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.
Türkiye’nin en büyük ve en köklü interaktif pazarlama zirvesi IPZ, bu sene TTNet ana sponsorluğunda 19-20 Eylül tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Türkiye’nin gücünün interaktif ekonomi ile büyüyeceği inancından yola çıkan IPZ’de, iki gün boyunca internet mecrasının “ekonomik değer yaratan” tüm bileşenleri konuşulacak.
Bu sene kapılarını “İnteraktif Ekonomi ile Büyüyen Türkiye” temasıyla açacak olan zirve kapsamında, Türkiye’den ve dünyadan yüzlerce pazarlama profesyoneli İPZ platformunda buluşacak. Zirvede, interaktif yatırımlar, bu yatırımların geri dönüşü ve interaktif pazarlamanın ekonomiye doğrudan katkısı sayısal sonuçlarla iş dünyasının dikkatine sunulacak. İPZ’12’de; interaktif iş yapış biçiminin sadece pazarlama profesyonelleri tarafından değil, üst yönetim katmanları tarafından da konuşulan, tartışılan bir yaklaşım haline gelmesi gerektiği vurgulanacak.
Dünyanın en önemli dijital pazarlamacıları bu zirvede
İnteraktif ekonomi ve pazarlamaya dair ufuk açıcı oturumlara ev sahipliği yapacak olan IPZ’de, Türkiye’nin en önemli markalarının temsilcilerinin yanı sıra, yurtdışından da önemli konuşmacılar deneyimlerini paylaşacak. Dünyanın en tanınmış ajanslarından biri olan R/GA’de, İçerik Stratejisti olarak çalışan ve kendisi de sıkı bir Instagram’cı olan Kristen Jay Watts, SocialBakers’ın Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Lukas Maixner, şirketlerin Twitter ve Facebook üzerinden işlerini geliştirmeleri için bilimsel ve gerçek zamanlı veriler kullanarak hizmet veren SocialFlow’un Başkan Yardımcısı Gilad Lotan, Viacom Media Network Global Dijital Medya Yöneticisi Aaron Harmon interaktif dünyanın inceliklerini katılımcılarla paylaşacak.
Dijital dünyanın en başarılı reklamverenleri ödüllendirilecek
IPZ, her yıl olduğu gibi bu sene de GIA ödüllerinin de ev sahipliği yapacak. “Grand Interactive Awards” kapsamında bu sene dijital yaratıcılık da gözetilerek beş kategoride en başarılı reklamverenler ödüllendirilecek.
Interaktif pazarlama zirvesinin yaramaz çocuğu “İPZ Youth”da, bu sene de, gençlerin değişen medya tüketim alışkanlıkları açıklanacak. Gençlik pazarını araştırmalarla irdeleyen ikinci günde 400 seçilmiş genç de İPZ oturumlarından yararlanacak. Pek çok etkinliğin yer alacağı İPZ’12 Fuarı’nda katılımcıları farklı deneyimler bekliyor olacak.
İnteraktif ekonomi ve pazarlamaya dair ufuk açıcı oturumlara ev sahipliği yapacak olan IPZ’de, Türkiye’nin en önemli markalarının temsilcilerinin yanı sıra, yurtdışından da önemli konuşmacılar deneyimlerini paylaşacak. Dünyanın en tanınmış ajanslarından biri olan R/GA’de, İçerik Stratejisti olarak çalışan ve kendisi de sıkı bir Instagram’cı olan Kristen Jay Watts, SocialBakers’ın Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Lukas Maixner, şirketlerin Twitter ve Facebook üzerinden işlerini geliştirmeleri için bilimsel ve gerçek zamanlı veriler kullanarak hizmet veren SocialFlow’un Başkan Yardımcısı Gilad Lotan, Viacom Media Network Global Dijital Medya Yöneticisi Aaron Harmon interaktif dünyanın inceliklerini katılımcılarla paylaşacak.
Dijital dünyanın en başarılı reklamverenleri ödüllendirilecek
IPZ, her yıl olduğu gibi bu sene de GIA ödüllerinin de ev sahipliği yapacak. “Grand Interactive Awards” kapsamında bu sene dijital yaratıcılık da gözetilerek beş kategoride en başarılı reklamverenler ödüllendirilecek.
Interaktif pazarlama zirvesinin yaramaz çocuğu “İPZ Youth”da, bu sene de, gençlerin değişen medya tüketim alışkanlıkları açıklanacak. Gençlik pazarını araştırmalarla irdeleyen ikinci günde 400 seçilmiş genç de İPZ oturumlarından yararlanacak. Pek çok etkinliğin yer alacağı İPZ’12 Fuarı’nda katılımcıları farklı deneyimler bekliyor olacak.
Kaynak:reklamazzi.com
KOSKA’nın Ramazan Filmi
Türkiye’nin sayılı 100 yıllık markalarından Koska için Gerilla’nın hazırladığı reklam filmi, Ramazan’dan önce yayına girdi. Geniş bir ailenin iftar sofrasında buluşmasıyla başlayan filmin hikâyesinde aile bireyleri, Koska ürünlerine benzetilerek keyifli bir şekilde seyirciye tanıtılıyor. Çekimlerin iki gün sürdüğü reklam filmi, post prodüksiyon aşamasıyla birlikte 10 günde tamamlandı.
KAMPANYA KÜNYESİ
Reklamveren : Koska / Merter Helva A.Ş.Reklamveren Yetkilisi : Emin Dindar
Reklam Ajansı : Gerilla
Müşteri İlişkileri : Beyhan Özenç
Yaratıcı Yönetmen : Ramazan Güler, Fatma Cömert Güler
Yaratıcı Grup : Serkan Demirel, Gökhan Üstünel, Gökçe Noyan, Arda Acar, Burak Abbas
Yapım Şirketi : Nis Prodüksiyon
Prodüktör : Filiz Emre
Yönetmen : Çağatay Karaçizmeli
Müzik : Uluğ Aydemir / Dr. Jingle
Kullanılan Mecra : TV
Kaynak:marketingturkiye.com.tr
Reklamda Duygu ve Mizah Kullanımı
Aristoteles’in ikna teorisinde üç temel unsur yer almaktadır. Kaynak(ethos), mesaj(logos) ve izleyenin duyguları(pathos)’tur. Tarih sahnesinde karşımıza çıkan en kapsamlı ikna incelemesi olan Aristo’nun Retorik‘inde(söz söyleme sanatında) da kişilerin duyuları ön planda değerlendirilmiş.
Duygu kullanımı önemli, bunu inkar edemeyiz ki… 21.Yüzyıl reklamcılığında git gide daha da inceden duygularımıza dokunulmaya çalışılmakta.
Özellikle izleyicilerin duygularına yönelik yapılan reklamlarda amaçlanan, bireylerde var olan ihtiyaçların uyandırılması şeklindedir. Böylece, algısal süreç sonunda kişilerde yaşanan uyarılmalar, fiziksel ve biyokimyasal olarak davranışlarını şekillendirilmesine yardım etmekte. Günümüz reklam kirliliğiçerçevesinde duyuların işlevlerine baktığımızda; hedef kitlelerin ikna niyetinden uzaklaşmasını sağlayarak geliştirdikleri ikna dirençlerini azaltmakta ve mesajın iletilmesini kolaylaştırdığını görmekteyiz. Çünkü reklam metni doğrultusunda kurgulanan sahnelerle ilgi çekilirken, kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya geçiş sağlanarak akılda kalıcılık kolaylaştırılır.
Özellikle izleyicilerin duygularına yönelik yapılan reklamlarda amaçlanan, bireylerde var olan ihtiyaçların uyandırılması şeklindedir. Böylece, algısal süreç sonunda kişilerde yaşanan uyarılmalar, fiziksel ve biyokimyasal olarak davranışlarını şekillendirilmesine yardım etmekte. Günümüz reklam kirliliğiçerçevesinde duyuların işlevlerine baktığımızda; hedef kitlelerin ikna niyetinden uzaklaşmasını sağlayarak geliştirdikleri ikna dirençlerini azaltmakta ve mesajın iletilmesini kolaylaştırdığını görmekteyiz. Çünkü reklam metni doğrultusunda kurgulanan sahnelerle ilgi çekilirken, kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya geçiş sağlanarak akılda kalıcılık kolaylaştırılır.
Ülkemizde reklam verenlerce hedef kitlelerine yönelik yapılan çalışmalarda mizahın ve pozitif reklamların tercih edildiği PT ve OPT aralıklarındaki reklam kuşaklarında dikkat çekmekte. Kültür kodlarımızın uygunluğundan reklamda mizah, ünlü kullanımı desteği ile tercih sebebi olmakta. Telekomünikasyon şirketlerinin kampanyalarında optiğinden fasüleeesine kadar izlediğimiz mizah unsuru içeren seri spotları izlerken reklamda duygu kullanımı “Mizah “ konusunu ele alınırken, Cem Yılmaz’ın Türk Telekom Grubu serisini tercih ederek yazmak istedim. Ata Demirer, Beyaz, Şafak Sezer veya Şahan Gökbakar’ın da çeşitli reklam filmlerinde yer almasında istinaden medyada ciddi polemiklere karışmamış ve tanınan, bazılarına göre seviyeli bir komedyen olması nedeniyle Cem Yılmaz ve ekibinin mizah kullanımını bana daha özenli gelmekte.
Genel olarak reklamlarda ünlü kullanımında değinecek olursak, ünlü mesajı taşırken reklam ve mesajın fikri ile uyumlu olmalıdır. Ayrıca, değerlerle örtüşürken yine mesaja uygunluk göstermeli. Son olarak ünlü kullanımda sihir yaratmak istiyorsak işin içine samimiyeti eklemeliyiz. Reklamda ünlü komedyen kullanımı birçok uzman tarafından tehlikeli görülmekte. Mizahla pekiştirilen ürünün önüne geçen komedyen nedeniyle aktarılmak istenilen mesajın da etkilendiği düşünülmektedir.
Mizahın tanımına baktığımızda “ Mizah, hayatın güldürücü yönünü ortaya çıkaran sanat türüdür. İnsanı gülmeye sevk eden resim, karikatür, konuşma ve yazı sanatıdır. Mizah eserleri sadece şaka, güldürme maksadıyla söylenip, yazılıp, çizildiği gibi belli fikirleri ifade etmek için de ortaya konulabilir “.
Ve çeşitlerini incelediğimizde;
Ve çeşitlerini incelediğimizde;
Mizah türleri:
-Hiciv (satire)
-Taklit (parody)
-Cinas, kelime oyunu (pun)
-Benzetme (resonance) bulunurken basit ve karmaşık ( sofistike) mizahında reklamlarda kullanıldığı görülmektedir.
-Taklit (parody)
-Cinas, kelime oyunu (pun)
-Benzetme (resonance) bulunurken basit ve karmaşık ( sofistike) mizahında reklamlarda kullanıldığı görülmektedir.
Tanımların ardından reklam spotlarımızı incelediğimizde ilk olarak, Cem Yılmaz, ürünün önünce geçme konusunda karşılaştığı eleştirilere cevaben hem eski Doritos reklamında hem de Türk Telekom’un Avrupa’ya Fiber reklamında “ön planda olma” konusuna değinmiştir. İşe başlamadan fısıldaması mevcut.
Haziran 2011’de yayınlanan Türk Telekom Avrupa’ya fiber reklamının ilk sahnesinde yaratılan karakter Taşkın Abi, kendisini Cem Yılmaz’la kıyaslar. Yetkililer, Cem Yılmaz’ın Avrupa’da tanınırlığının olmadığı ve göçmen vatandaşlara hitap edecek birine ihtiyaçları olduğunu belirtirler.
Cem Yılmaz’ın mesleği gereği zahmetsizce izleyicilerin dikkatini çekerek, güldürücü yönü olduğunu kabul edersek mizahın tanımında yer aldığı gibi insanı gülmeye sevk eden görüntüleri, cümleleri ve reklam senaryosunda bulunan fikirleri yardımıyla TV spotlarında mizah kullanımını şekillendirmektedir. Cem Yılmaz’ın oynadığı reklam spotlarında tercihen toplumda cingözlüğü ile fark edilen, lider özelliği sayesinde ali cengiz olaylarına vakıf, çok konuşan tiplemelerle karşılaşırız. Severiz bu karakterleri… Kendisinde de şeytan tüyü yok değil :)
Hiciv: “Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle manzum yolla eleştirilmesine hiciv ya da, yergi adı verilir “. Yine Haziran 2011’de ekranlarda izlediğimiz Türk Telekom Motorola Xoom reklamında diğer tablet için sıraya giren tüketiciler üzerinde hiciv yapılmakta. “Kalabalığın bilgisayarla çoğaltılması “ söylemiyle alaylı ifade kullanarak rakipleri kuru kalabalıkla eleştirmektedir.
Taklit: “Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma. Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme “ tanımından ilerlediğimizde Cem Yılmaz, hemen hemen tüm reklam filmlerinde toplumsal fenomen olmuş kişilik özelliklerini bir arada kullanarak canlandırdığı karakterleri oynar..
Mobile Kesin Dönüş reklam spotunda alkol kontrolü yapan polis taklidi ve hip hopçı gençlerin taklit etmektedir. Eeeevet…!! 00:32 saniyede hip hopçıııı arkadaşların yüz ifadelerine dikkat edelim lütfen :)
Cem Yılmaz’lı reklamlarda yazılışları ve söylenişleri aynı ama anlamları farklı cinaslı sözcüklerin kullanımı sıkça görülmektedir. Kesin dönüş sloganında reklam seyri içerisinde algılatılan Türkiye’ye dönüş kavramı, spotun sonunda aslında Türk Telekom’un mobil hizmetine dönüş olarak iletişim kampanyası şeklinde vurgulanmaktadır.
Benzetme özelliğini ele aldığımızda serinin ilk reklam filminde (Türk Telekom Avrupa’ya Fiber), Türk Telekom’un Avrupa iletişim pazarındaki güçlü rakiplerine istinaden fiber alt yapı işini alması vurgulanmaktadır. Türkiye’nin arkada olması, Edirne’den çıktıktan sonra tanınan Türk, Avrupa’ya teknoloji ihracatı yapma ( Avrupa’nın bize teknoloji ihracatı yapması vb.) gibi anlatımlarla Avrupa ile geçmişten günümüze yaşanan sosyal, ekonomik ilişkilere benzetme yoluyla gönderme yapılmaktadır.
Ayrıca Cem Yılmaz’ın Taşkın Abi tiplemeli Türk Telekom reklamlarında toplum kurallarını hiçe sayacak, rencide edici, azınlık ( Almaya’daki Türk vatandaşları) ya da alt-kültürel grupların değerlerini kabul etmeyen uygulamalar bulunmamaktadır(Türk Telekom Videofon- Şaşı gözler reklamı hariç). Halkın aşina olduğu tipleme ve espriler seçilerek karmaşık mizah yerine basit mizah tercih edilip geniş kitlelere hitap edilmekte.
Türk Telekom’un Avrupaya Fiber, Motorola Xoom ve Mobile Kesin Dönüş reklamlarında mizah neden çalışır?
İzleyici kitle, spotu izlerken eğlenerek hoş zaman geçirir. Psikolojik olarak rahatlama sağlanabilir. Yaratılan ana karakter ve yan karakterler aracılıyla ilgi çekilirken, izleyicilerin hafızalarında yer edinilmesi kolaylaştırılır. Cem Yılmaz’ın her an ne diyeceği, hangi konuda espri yapacağı beklentisi içerisine giren izleyiciler üzerinde konuyu dağıtılarak, reklama gösterilen direnç kırılabilir. Reklam serisi içerisinde Taşkın ve ekibi bir biri ardına gizli görevlerde bulunduklarından karakterlerin rolleri “bulmaca“ görevindedir. “Çözen insanlarda tatmin yaratılır ve markayla bağdaştırılır “. Mizahın kullanımı kısa, öz olmalı. Fakat ele aldığımız reklam spotlarında ortalama süre 1 dakika 57 saniye iken, reklam bazında üç dakika geçilmektedir. Ama diyalogların kullanımı kısa ve nettir. Reklamlardaki içerikler, reklam verenin durumunu ve yapmış olduğu kampanyaların gündemine uygundur. Son olarak her üç reklam da topluca izlenecek kültürün özelliklerine ters düşmeyecek yapıdadır. Ama ama yine de örneklemini eşit dağılımlı alarak, etkinliği ölçüp bilimsel olarak reklamların çalışıp çalışmadığı kontrol edilirse kampanya ve yatırım bazında daha sağlıklı olacaktır.
Kaynak:kreatifdirektor.com
Twitter da artık TV'de!
Geçtiğimiz günlerde yeni bir kararla logosunu yenileyen dünyaca ünlü mikro blog sitesi Twitter, ilk resmi televizyon reklamını yayınladı. İlk TV reklamı ABD’de yayınlandı. Ünlü NASCAR yarışlarını konu alan reklam, görünürde kullanıcıları yarışlarla ilgili her şeyi yakından takip etmeye davet ediyor gibi görünüyor. #NASCAR hashtag’inin öne çıktığı reklam kampanyasında Twitter aslında reklam verenleri ve büyük firmaları Twitter’ın hashtag’lerini milyonlarca kullanıcıya ulaşmak için kullanmaya davet ediyor. Twitter'ın ilerleyen dönemlerde televizyonlarda boy göstermeye devam etmesi beklenirken, bu kararın kullanıcılar tarafından nasıl karşılanacağı merak ediliyor.
Kaynak:marketingturkiye.com
Muhammed Ali, Louis Vuitton için Arizona’daki evinde, boks eldivenlerini takmış bir torununu, ringe çıkacakmışçasına gururlu bir ifadeyle izlerken, Annie Leibovitz tarafından görüntülendi. Görselde “Bazı yıldızlar size yol gösterir. Muhammad Ali ve yükselen bir yıldız. Phoenix, Arizona” sözlerine yer verildi.
Louis Vuitton’un Başkanı ve CEO’su Yves Carcelle, “Olağanüstü bir kişiliğin simgesi olan Muhammed Ali, boksu ve daha da ötesini yaşayan bir efsane. Louis Vuitton Temel Değerler Kampanyası’nda yer almayı kabul etmesinden büyük onur duyduk. Şampiyon ve torunun bu güzel portresinde, Louis Vuitton için büyük önem taşıyan, değerlerin nesilden nesile aktarılması fikrinin yansıtılmasından büyük mutluluk duyduk” dedi.
Muhammed Ali görseli, 15 Haziran 2012 tarihinde uluslararası yayınlarda yer alacak. 13 Haziranda sadece tabletten ve 2 gün sonra da louisvuitton.com sitesinden boksörün kariyerindeki en unutulmaz anı ve sözlerine ulaşılabilecek. Bunu, Haziran sonunda rapçi Yasiin Bey ve graffiti sanatçısı Shoe’nun, kendi tarzlarında Ali’nin ölümsüzleşen sözlerini yorumlayacağı katılımcı video kampanyası takip edecek.
Muhammed Ali görseli, 15 Haziran 2012 tarihinde uluslararası yayınlarda yer alacak. 13 Haziranda sadece tabletten ve 2 gün sonra da louisvuitton.com sitesinden boksörün kariyerindeki en unutulmaz anı ve sözlerine ulaşılabilecek. Bunu, Haziran sonunda rapçi Yasiin Bey ve graffiti sanatçısı Shoe’nun, kendi tarzlarında Ali’nin ölümsüzleşen sözlerini yorumlayacağı katılımcı video kampanyası takip edecek.
Kaynak:mediacatonline.com (Hürriyet)
Anket sonucu: Çay reklamında oynayan hangi ünlü en samimi?
Geçtiğimiz hafta mediacatonline'da başlattığımız anket sonuçlandı. Ankete katılıp, oy veren 339 kişinin favorisi toplamda 149 oy alan Çaykur reklamlarında boy gösteren Müslüm Gürses oldu.
58 oy alan Burcu Kara ise yüzde 17,11'lik oy oranıyla Doğuş Çay reklamlarında oynayan ünlülerden en beğenileni oldu. Yine Doğuş Çay reklamlarında oynayan Doğa Rutkay 55 oy alırken, Ofçay reklamlarının yıldızı Kadir İnanır 49 oyda kaldı ve dördüncü oldu.
MediaCat okurlarından en az oyu ise Doğuş Çay reklamlarından Pelin Batu aldı. Batu'nun oy sayısı sadece 28.
Birinci olan Müslüm Gürses ve Çaykur reklamı:
Kaynak:mediacatonline.com
Çayın algısı giderek maçolaşıyor mu?
Bunu nerden çıkardın derseniz hemen söyleyeyim. Son iki çay reklamına baktım da ondan. Of Çay'da müzmin maço Kadir İnanır ve Çaykur reklamlarında bir başkası Müslüm Gürses. İtirazım falan yok ancak çıkarımlarım var; Giderek artan "İçin için kahve için" hakimiyeti reklamlarla sürdürülürken çaycıların buna bir dur demesi şarttı. E, bunu da en ağır ağabeylerle söylemesi gerekirdi ki marka yüzü olarak İnanır ve Gürses'in seçilmesi bu açıdan çok doğru. Birinci aferin buradan. Ülkemizin üretimi ancak markası küresel olan Lipton tek başına, "Kim olursan, ne olursan ol çay iç!" diye yıllardır mücadele ederken önce Doğuş Çay'ın sonra da Of ve Çaykur'un devreye girmesi çay pazarına dikkat çekerken, rekabet daha kaliteli ve ürün daha ucuz hale gelecektir. İkinci aferin de buradan. "Bir adaya düşsem yanına alacağım şeylerden biri çay olurdu" desem ve bu nedenle Lipton'un, eğer tedbir alınmazsa 25 yıl sonra çaysız kalacağımızı duyduğumda Rize çay üreticilerinin sürdürülebilir çay üretimi için verdikleri eğitimi desteklemek için gönüllü olduğumu söylesem, kaliteli çaya duyduğum muhabbeti anlatmış olur muyum? Üçüncü aferin de işte buradan. Peki, çay markaları neden hedef kitlesi kadınlar olmasına rağmen kadınlara kadınlarla seslenmiyor? Çay az demlendiğinde uyutan, çok demlendiğinde uyandıran bir içecek. Bu nedenle yendiğinde kadınları zıvanadan çıkaran çikolata markaları gibi kullanacağı bir argümanı yok da ondan. Daha söyleyecek çok şey var ama köşem müsait değil!
Bu yazı Günseli Özen Ocakoğlu'nun Zaman gazetesindeki köşesinden alınmıştır.
Kaynak:marketingturkiye.com
Samsung Mobilers Projesi Başlıyor!
Samsung Electronics’in, gençlerin pazarlama ve strateji yeteneklerini arttırmak ve onlara iş dünyası öncesinde gerçek bir deneyim yaşatmak amacıyla düzenlediği Samsung Mobilers projesine başvurular başladı. 3’erli gruplardan oluşan 7 takımın dijital medya ve pazarlama yeteneklerini göstereceği yarışmaya yapılacak başvurular 8 Haziran’a kadar devam edecek. Samsung Mobilers projesi kapsamında, seçilen takımlar Samsung’un son döneme damgasını vuran mobil ürünleri için gerçek bütçeler ile gerçek pazarlama stratejileri geliştirme fırsatı bulacaklar. Samsung Mobilers projesi öğrencilere birçok sürpriz ve hediye sunuyor. Samsung Mobilers projesine katılan öğrenciler; Las Vegas, Londra, Dubai, Barselona gibi şehirlerde düzenlenen, dünyanın en büyük tanıtım etkinlikleri ve fuarlarına katılma fırsatı yakalayacaklar. Bunun yanısıra kazanan takım yıl sonunda Güney Kore’de düzenlenecek toplantıda Mobilers Türkiye’yi temsil etme şansı bulacak. En iyi yarışmacıları ise, Samsung Türkiye’de staj imkanı bekliyor.
Projenin yürütücü görevini üstlenen Samsung Electronics Türkiye Cep Telefonları Pazarlama Müdürü Cem Sezer; “Samsung Mobilers projesi doğrudan gençlere ulaşmak ve onların nabzını tutmak açısından bizim için büyük önem taşıyor. 3 yıl önce pilot olarak başladığımız projenin elde ettiği başarı bize çok gurur veriyor. Bu yıl Türkiye’nin dört bir yanından başvuru kabul etmemiz de, projenin başarısının bir kanıtı. Geleneksel ve dijital medya pazarlamalarını bir araya getirdiğimiz Samsung Mobilers’ta, öğrencilerin, teorik eğitimin çok ötesine geçerek, bire bir profesyonel dünyada var olmalarına olanak tanıyoruz. Her yıl, global sıralamalarda da başarılar elde eden Türkiye’den, bu yıl da çok yaratıcı projeler çıkacağına inanıyorum” dedi. Pazarlama, etkili dijital medya kullanımı, teknoloji ve iletişim konularında çeşitli eğitimlerin de verileceği ve yıl sonuna kadar sürecek olan Samsung Mobilers projesi süresince, belirlenen konu üzerine en etkin projeyi hayata geçiren ve en çok kişiye ulaşmayı başaran takım kazanıyor.
Wanda Digital’e yurtdışından ödül!
Kaynak:marketingturkiye.com
Portfolyo Günü, Reklamcılık Vakfı koordinasyonunda, Grafikerler Meslek Kuruluşu, Reklam Yaratıcıları Derneği, Miami AdSchool işbirliği ve Coca Cola’nın desteğiyle,
7 Haziran 2012’de gerçekleşecek. Etkinlik, reklamcı olmak isteyen gençlere yol göstermek, ilham vermek amacıyla, reklam yazarları, sanat yönetmenleri ve tasarımcılar ile gençleri buluşturacak şekilde tasarlandı. Reklam ustaları, İletişim, Güzel Sanatlar ve Görsel İletişim fakültelerinin 3. veya 4. sınıfında okuyan ve bir portfolyosu olan katılımcıların hem portfolyolarını değerlendirecek hem de yol gösterecek. Etkinlik günü her katılımcının 3 farklı yaratıcı yönetmenle 15’er dakikalık görüşme fırsatı olacak. Ayrıca, Miami Ad School Istanbul, katılımcılar arasında en çok beğenilen 7 portfolyo sahibini ödüllendirecek; iki senelik eğitimlerine ve yaz okullarına burslu katılım imkånları sağlayacak.
Tarih: 7 Haziran 2012 // Yer : İstanbul Mimarlar Odası, Karaköy Limanı
Söyleşi : 13.00-13.45 “Portfolyo ve Kariyer Üzerine...”
Moderasyon: Ahmet Akın | Reklamcılık Vakfı Başkanı
Konuşmacılar:
Ali Musa Paça | Rabarba
Volkan Karakaşoğlu | TBWA\Istanbul
0 yorum :
Yorum Gönder