31 Aralık 2012 Pazartesi
27 Aralık 2012 Perşembe
Vehbi YALÇIN'la röportaj!
-
Öncelikle bize kendinizden biraz
bahseder misiniz? Vehbi Yalçın kimdir?
-
1973
Gümüşhane doğumluyum. İlk ve ortaokulu Gümüşhane’de okudum. Ankara Üniversitesi
Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan
sonra beş yıl boyunca Hakkâri Yüksekova’da öğretmenlik yaptım. On yıldır da
Gümüşhane’de öğretmenlik yapıyorum. Uzun zamandan beri de fotoğrafçılıkla
ilgileniyorum, son dört senedir de aktif bir şekilde fotoğraf çekiyorum.
-
Sizce fotoğraf nedir ? Hani
derler ya “ anı durdurmaktır ” diye, sizce de anı durdurmak mıdır yoksa anı
belgelemek mi?
-
Bu
daha çok sizin bakış açınıza bağlı, yaşam felsefenize bağlı. İkisi de doğru
tanımdır bence. Ben daha çok anı belgelemek, tarihe tanıklık etmek olarak
tanımlıyorum.
-
Fotoğraf çekmeye nasıl
başladınız? Bir dönüm noktanız oldu mu?
-
Çok
eski değil aslında, 2008 yılında başladım. Ama işin arka planı eski. Yaklaşık
on beş yılın üzerinde geçmişim var fakat pratiğim dört yıllık bir süreç. Dönüm
noktası gözlemlediğim fotoğraflar, özellikle de belgesel fotoğrafları oldu.
-
Sizin fotoğraflarınızı
diğerlerinden farklı kılan nedir?
-
İşin
açıkçası fotoğraflarımın çokta farklı olduğunu düşünmüyorum. İki kulvar vardır
fotoğrafçılıkta; bir geleneksel olan birde aykırı olan. Ben geleneksel olanın
içerisinde güzeli aramaya çalışıyorum. Farklı olmak için daha erken, henüz
yolun başındayım ben.
-
Sizce fotoğrafçılık Türkiye’de
bir meslek mi yoksa hobi mi?
-
Son
dönemdeki trende bakılırsa daha çok hobi ağırlıklı yapılıyor ve sayı gün
geçtikçe artıyor. İşin mesleki boyutu da var tabi ama hobi olarak yapanlar
kadar yaygın değil.
-
Bir fotoğrafçı gözüyle etrafa
bakmak insanda nasıl bir değişim yaratıyor ya da yaratıyor mu?
-
Mutlaka
yaratıyor. Normal hayatta bakıp da göremediklerimizi, bir kadraj oluşturma
gözüyle baktığınız zaman çok daha farklı bir sanat kaygınız oluyor. Bu da
normal bir bakış açısından sanat yönüyle ayrılıyor.
-
Fotoğraflarınızı sergileme şansı
buldunuz mu hiç?
-
Burada,
Gümüşhane’de birkaç tane karma sergi oldu. Kendi şahsi sergim değillerdi fakat
birkaç fotoğrafım sergilendi. Ama paylaşım manasında bir sergilemekten
bahsediyorsanız sanal ortamda, internet üzerinden farklı sitelerde paylaşımda
bulunuyorum. Bu da benim için teknik yönden eksik ve kusurlarımı görmek
açısından faydalı oluyor.
-
Çekimlerinizde aksesuar
kullanıyor musunuz, kullanıyorsanız bunlar ne tür aksesuarlar?
-
Makro
çekimlerde genellikle fon kâğıdı, sprey ve özellikle de kelebek çekimlerinde
pozu yakalayabilmek için kanatları birbirine yapıştıran ilaçlar var onlar
kullanılıyor. Bu ilaç kullanıldığında kelebek bir daha uçamıyor. Ben
çekimlerinde ne fon kâğıdı, ne sprey ne de kelebeklerin ölümüne yol açacak
herhangi bir şey kullanmıyorum. Zaten fotoğrafta ince nokta ışığı
kullanabilmektir. Işığı kullanma bilgisini tecrübe edindiğinizde bunların hiç
birisine gerek kalmıyor. Çok çok daha iyi ve çok daha kolay fotoğraflar
çekebiliyorsunuz.
-
Fotoğraf çekmeye ilgi duyan ve bu
röportajı okuyacak olan arkadaşlarımıza ne gibi tavsiyelerde bulunmak
istersiniz?
-
Fotoğrafa
başlayacak olan arkadaşlarımıza benim söyleyeceğim ilk şey; kesinlikle ve
kesinlikle fotoğrafa başlamadan önce mutlaka uzun süreli bir göz eğitimi dönemi
geçirmeliler. Üç yıl olur, dört yıl olur, beş yıl olur, sürekli fotoğraflar
gözlemlesinler. Günümüzde çok daha kolay. İnternetteki fotoğraf paylaşım
sitelerinden, kataloglardan, sergilerden, özellikle de gezi dergilerinden güzel
olan fotoğrafları inceleyerek gözlerini eğitimli hale getirsinler. İşi pratiğe
dökmeden önce gözlerini fotoğrafa hazırlasınlar. Bu süreçten sonra fotoğraf
çekmek çok daha kolay olacaktır.
-
Çok teşekkür ederiz, bizi
kırmadınız, sorularımızı cevapladınız.
-
Asıl
ben teşekkür ederim. Çaylak Reklamcılık Kulübü olarak beni konuk ettiniz,
ağırladınız. Çok keyifliydi, her şey için tekrar teşekkürler.
17 Aralık 2012 Pazartesi
7 Aralık 2012 Cuma
Reklam nedir?
- hayatımızın bir parçası…..
- reklam, stoklanamaz, depolanamaz, mevcut an ve mekanda sunulur
- “reklam bize sırıtan bir leştir” – oliviero toscani
- kapitalist sistemin kanlı dişleri fark edilemeyen sadık hizmetkarı
- para harcatma sanatı olarak da tanımlanır
- düşüncelere fatura kesmektir.
- kadın gibidir: rezil de eder, vezir de
- sattiran düş değil anlamdır veya başka bir vecizeyle çirkinlik kötü satar.
- Reklamin iyisi Kötüsü Olmaz..
- Reklam tamamen duygusal bir olgudur.
Sizinde Aklınızda Olan Reklam sözlerini Yorum Kısmından Birakabilirsiniz..
- kazanmak istiyorsan reklam yapacaksın… başarının yolu reklamla geçer
- reklam, stoklanamaz, depolanamaz, mevcut an ve mekanda sunulur
- “reklam bize sırıtan bir leştir” – oliviero toscani
- kapitalist sistemin kanlı dişleri fark edilemeyen sadık hizmetkarı
- para harcatma sanatı olarak da tanımlanır
- düşüncelere fatura kesmektir.
- kadın gibidir: rezil de eder, vezir de
- sattiran düş değil anlamdır veya başka bir vecizeyle çirkinlik kötü satar.
- Reklamin iyisi Kötüsü Olmaz..
- Reklam tamamen duygusal bir olgudur.
Sizinde Aklınızda Olan Reklam sözlerini Yorum Kısmından Birakabilirsiniz..
- kazanmak istiyorsan reklam yapacaksın… başarının yolu reklamla geçer
3 Aralık 2012 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)